Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 20.11.2019 tarih ve 2019/234 E. - 2019/300 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, davacıların eşlerinin hissedarı oldukları ...ili, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiinde kain taşınmaz üzerinde dava dışı Akkar şirketinin davalı banka ile yaptığı ve yapacağı kredi sözleşmelerinden doğacak borçlarının teminatı olmak üzere ipotek tesis edildiğini, davacıların rızası alınmadan yapılan ipotek sözleşmesinin geçersiz olduğunu ileri sürerek ipoteğin iptaline, tapu...
11. Hukuk Dairesi 2021/1561 E. , 2022/3727 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 20.11.2019 tarih ve 2019/234 E. - 2019/300 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, davacıların eşlerinin hissedarı oldukları ...ili, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiinde kain taşınmaz üzerinde dava dışı Akkar şirketinin davalı banka ile yaptığı ve yapacağı kredi sözleşmelerinden doğacak borçlarının teminatı olmak üzere ipotek tesis edildiğini, davacıların rızası alınmadan yapılan ipotek sözleşmesinin geçersiz olduğunu ileri sürerek ipoteğin iptaline, tapu kayıtlarının düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun kefalete ilişkin 584 üncü maddesinde açıkça diğer eşin kefaletinden bahsedildiğini, taşınmaz maliklerinin sadece ipotek veren 3. şahıslar olduğu, müşterek müteselsil kefil sıfatlarının bulunmadığını, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 194 üncü maddesinin amacının aile konutu sayılan taşınmazlar üzerinde tek başına bir eşin tasarrufta bulunmasına mâni olmak olduğu, taşınmazın arsa vasfında olduğu ve aile konutu olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların eşleri tarafından verilen ipoteğin ayni bir güvence olduğu, TBK'nun 584 ve 603. maddelerinde belirtilen eşlerden birinin diğer eşin yazılı rızasıyla kefil olabileceği hükmü kefalet ve benzeri kişisel güvence veren sözleşmeler açısından düzenlenmiş olup, genişletilerek ipotek sözleşmesine uygulama imkanı bulunmadığı, TMK'nun 194. maddesinde belirtilen eşlerden birinin, diğerinin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamayacağı hükmü aile konutu olan taşınmazlar için geçerli olduğu, dava konusu ipotek yapılan taşınmazın arsa olup, aile konutu olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 11/05/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.