Sanığın yokluğunda verilen ... Asliye Ceza Mahkemesinin 19/09/2017 tarihli kararının ... E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü aracılığıyla 17/08/2018 tarihinde tebliğ edilerek kesinleştirildiği anlaşılmış ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 35. maddesinin 3. fıkrası gereğince serbest olmayan sanığa tebliğ edilen kararın kendisine okunup anlatılması gerektiği, somut olayda ise söz konusu kararın sanığa ceza infaz kurumu aracılığı ile "gerekçeli kararı okumak/almak suretiyle tebellüğ ettim" şeklinde açıklamaya yer verilerek tebliğ edildiği, ancak anılan düzenleme uyarınca tebliğ edilen kararın sanığa açıkça "anlatıldığına dair" bir bilginin yer almaması nedeniyle yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı anlaşıldığından, sanığın 22/10/2021 tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede; Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanıp karar...
10. Ceza Dairesi 2022/2007 E. , 2022/6048 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Sanığın yokluğunda verilen ... Asliye Ceza Mahkemesinin 19/09/2017 tarihli kararının ... E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü aracılığıyla 17/08/2018 tarihinde tebliğ edilerek kesinleştirildiği anlaşılmış ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 35. maddesinin 3. fıkrası gereğince serbest olmayan sanığa tebliğ edilen kararın kendisine okunup anlatılması gerektiği, somut olayda ise söz konusu kararın sanığa ceza infaz kurumu aracılığı ile "gerekçeli kararı okumak/almak suretiyle tebellüğ ettim" şeklinde açıklamaya yer verilerek tebliğ edildiği, ancak anılan düzenleme uyarınca tebliğ edilen kararın sanığa açıkça "anlatıldığına dair" bir bilginin yer almaması nedeniyle yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı anlaşıldığından, sanığın 22/10/2021 tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede; Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCKnın 191. maddesinde sanığa isnat edilen suç için temel ceza miktarının "bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası" olarak belirlendiği; 5271 sayılı CMK'nın 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan "Basit Yargılama Usulü" başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan "01/01/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz." şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19/08/2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli ve 2020/16 esas, 2020/33 karar sayılı iptal kararı ile, "...kovuşturma evresine geçilmiş..." ibaresinin, aynı bentte yer alan "... basit yargılama usulü..." yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişiklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; " mahkûmiyet kararı verildiği ta...