Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Sanık ... hakkında izin tecavüzü suçundan mahkumiyetine dair (Kapatılan) ... Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 23.06.2016 tarihli ve 2015/415 Esas, 2016/351 Karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine, (Kapatılan) Askeri Yargıtay 3. Dairesinin 06.12.2016 tarih ve 2016/542 Esas, 2016/577 Karar sayılı kararı ile; "1-Dosyada mevcut izin belgesi incelendiğinde, izne ayrılış saatinin matbu şekilde 14.00 olarak belirtilmiş olduğu, ayrılış saati dosya içeriği itibariyle belli olmadığından izin başlangıcının 24.10.2014 günü saat 24.00 olarak kabulü gerektiği, bu izninden 1.11.2014 tarihinde saat 24.00e kadar dönerek Birliğine katılması gerekirken katılmadığı, bu durumda suçun başlangıç tarihinin 2.11.2014 olması...
7. Ceza Dairesi 2021/22557 E. , 2022/9291 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 1632 sayılı Yasaya muhalefet HÜKÜM : Hükümlülük
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Sanık ... hakkında izin tecavüzü suçundan mahkumiyetine dair (Kapatılan) ... Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 23.06.2016 tarihli ve 2015/415 Esas, 2016/351 Karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine, (Kapatılan) Askeri Yargıtay 3. Dairesinin 06.12.2016 tarih ve 2016/542 Esas, 2016/577 Karar sayılı kararı ile; "1-Dosyada mevcut izin belgesi incelendiğinde, izne ayrılış saatinin matbu şekilde 14.00 olarak belirtilmiş olduğu, ayrılış saati dosya içeriği itibariyle belli olmadığından izin başlangıcının 24.10.2014 günü saat 24.00 olarak kabulü gerektiği, bu izninden 1.11.2014 tarihinde saat 24.00e kadar dönerek Birliğine katılması gerekirken katılmadığı, bu durumda suçun başlangıç tarihinin 2.11.2014 olması gerektiği göz önüne alındığında, Askerî Mahkemece 31.10.2014 olarak belirlenmesinin isabetli olmadığı, 2-Ayrıca atılı suçun 2.11.2014-11.12.2014 tarihleri arasında temadi ettiği, izin başlangıcının izin belgesinde matbu olarak belirtilen tarih ve saat esas alınmak suretiyle, 24.10.2014 günü saat 14.00 olarak kabul edilmesi durumunda dahi, sanığın, atılı suça konu eylemini, 6 haftalık süre içerisinde kendiliğinden sona erdirmiş olması göz önüne alındığında, hakkında uygulanması gereken ASCKnın 73üncü maddesinin uygulanmamış olmasının da hukuka aykırı bulunduğu" gerekçeleriyle bozulduğu, bozma kararı üzerine yerel mahkemece "bozma ilamının 1 numaralı bendinde belirtilen husus yönünden uyulmasına karar verildiği ancak 2 numaralı bendinde belirtilen husus yönünden önceki hükümde direnilmesine karar verildiği" görülmekle, 5271 sayılı CMKnun 6763 sayılı Kanunun 36. maddesiyle değişik 307. maddesi ve aynı Kanunun 38. maddesi ile değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna eklenen geçici 10. madde uyarınca yapılan incelemede; Mahkemece sanığa atılı suçun başlangıç tarihinin 02.11.2014 olarak kabul edilmesi hukuka uygun bulunmuş ise de, (Kapatılan) Askeri Yargıtay 3. Dairesinin 06.12.2016 tarihli bozma kararında belirtilen sanık hakkında ASCKnın 73üncü maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkin husus usul ve yasaya uygun olup, sanığın 11.12.2014 tarihinde askerliğe elverişsiz hâle geldiğinin belirlenmiş olması karşısında, bu tarihten sonra kendisinden Birliğine katılmasının beklenemeyecek olması sebebiyle, bu yöndeki iradesinin ve gerçekleşen durumun hukuki olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığından, lehine bir düşünceyle ASCKnın 73üncü maddesinin uygulanması suretiyle mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği, (Nitekim Askerî Yargıtay Daireler Kurulunun 13.10.2011 tarihli ve 2011/97 Esas, 2011/96 Karar sayılı, Askerî Yargıtay 3üncü Dairesinin 26.06.2012 tarihli ve 201...