5237 sayılı TCKnın 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile TCKnın 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-5237 sayılı TCKnın 142. maddesinde 6545 sayılı Kanunun 62. maddesi ile yapılan ve 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen TCKnın 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen hırsızlık suçunun gerektirdiği, cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/10/2021 tarihli 2021/35 Esas ve 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMKnın 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanunun...
2. Ceza Dairesi 2020/29946 E. , 2022/9468 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5237 sayılı TCKnın 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile TCKnın 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-5237 sayılı TCKnın 142. maddesinde 6545 sayılı Kanunun 62. maddesi ile yapılan ve 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen TCKnın 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen hırsızlık suçunun gerektirdiği, cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/10/2021 tarihli 2021/35 Esas ve 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMKnın 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanunun 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 2-Bozma öncesi yapılan yargılamada, sanığın neticeten 3 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı ve anılan hüküm aleyhine bir temyiz istemi bulunmadığı, sanık hakkında tayin olunan 6 yıl 3 ay hapis cezasının CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gereği sonuç olarak 3 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerekirken, 3 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı BOZULMASINA, 16/05/2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.