Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2019/9516 · K. 2022/6266
Yargıtay10. Ceza Dairesi

E. 2019/9516 K. 2022/6266

E. 2019/9516K. 2022/626616 Mayıs 2022
iptal kararıtedbir kararı
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

1- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına şüphelinin itiraz hakkı bulunduğundan, erteleme kararında, itiraz mercii ve süresiyle birlikte şüphelinin itiraz hakkının gösterilmesi gerektiği, somut olayda ise kararda itiraz hakkı belirtilmediği gibi ne soruşturma ne denetimli serbestlik sürecinde ne de kovuşturma sırasında hiç bir aşamada sanığa bu hakkı bildirilmeden yargılamanın sonuçlandırıldığı görüldüğünden, bu kararın şüpheli tarafından öğrenilmiş olmasına rağmen, kesinleştiğinden söz edilemez. Bu durumda, usulüne uygun bir tedavi ve denetimli serbestlik infaz süreci de bulunmadığından, TCKnın 191. maddesinin 4. fıkrası uyarınca kamu davası açılma koşulunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir. Dolayısıyla bu usulsüzlükleri ortadan kaldırmak...

Karar Metni

10. Ceza Dairesi 2019/9516 E. , 2022/6266 K.

"İçtihat Metni" Mahkeme : MİDYAT 1. Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: 1- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına şüphelinin itiraz hakkı bulunduğundan, erteleme kararında, itiraz mercii ve süresiyle birlikte şüphelinin itiraz hakkının gösterilmesi gerektiği, somut olayda ise kararda itiraz hakkı belirtilmediği gibi ne soruşturma ne denetimli serbestlik sürecinde ne de kovuşturma sırasında hiç bir aşamada sanığa bu hakkı bildirilmeden yargılamanın sonuçlandırıldığı görüldüğünden, bu kararın şüpheli tarafından öğrenilmiş olmasına rağmen, kesinleştiğinden söz edilemez. Bu durumda, usulüne uygun bir tedavi ve denetimli serbestlik infaz süreci de bulunmadığından, TCKnın 191. maddesinin 4. fıkrası uyarınca kamu davası açılma koşulunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir. Dolayısıyla bu usulsüzlükleri ortadan kaldırmak için şüpheliye kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiğinden, durma kararı verilmesi yerine, mahkûmiyet kararı verilmesi, 2- Sanık hakkında 07/06/2014 tarihli eylem nedeniyle, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değişik TCK'nın 191. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, 15/01/2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığa 20/01/2015 tarihinde tebliğ edildiği, ancak erteleme kararının kesinleşmesi beklenmeden infazı için 29/01/2015 tarihinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen ihtarlı çağrı kağıdının yükümlüye 10/02/2015 tarihinde tebliğ edildiği görülmekle kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak kararın kesinleşmesi halinde infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine, denetimli serbestlik tedbirinin gereklerini yerine getirmediğinden bahisle yargılamaya devamla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması, 3- 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değişik TCK'nın 191. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin infaz işlemlerinde, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlamak üzere çıkarılan ilk uyarılı başvuru davetiyesinin tebliği üzerine, müracaatta bulunmayan şüphelinin, aynı Kanun'un 191. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca kendisine yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta "ısrar" etti...

Benzer Kararlar

Yargıtay10. Ceza Dairesi

E. 2020/11195 · K. 2022/10620

24 Ekim 2022

Yargıtay10. Ceza Dairesi

E. 2019/8836 · K. 2022/5167

19 Nisan 2022

Yargıtay10. Ceza Dairesi

E. 2019/8211 · K. 2022/3958

29 Mart 2022

Yargıtay10. Ceza Dairesi

E. 2020/10105 · K. 2022/9478

22 Eylül 2022

Yargıtay10. Ceza Dairesi

E. 2020/10685 · K. 2022/10368

17 Ekim 2022

Yargıtay10. Ceza Dairesi

E. 2021/898 · K. 2022/5118

19 Nisan 2022