Hüküm : CMK'nın 231/11 maddesi gereğince hükmün açıklanması ile; TCK'nın 179/3 maddesi yollamasıyla 179/2, 62, 53/1-2-3. maddeleri gereği mahkumiyet Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: İncelenen dosyada; sanığa yokluğunda verilen kararının tebliği için, sanığın 12/11/2015 tarihli talimat duruşmada savunması alınırken bildirdiği Aydın Kuşadası adresi esas alınarak bila tebliğ iade edilen tebligat bulunmadığı halde, anılan adres esas alınıp, doğrudan Mernis Adresi ibaresi ile çıkarılan ve merci tarafından Tebligat Kanununun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümleri kapsamında şerh düşülmeyen tebligatın, 19/01/2016 tarihinde, dağıtıcı tarafından, kendiliğinden, muhatabın adresten taşındığından...
12. Ceza Dairesi 2020/6656 E. , 2022/3817 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma Hüküm : CMK'nın 231/11 maddesi gereğince hükmün açıklanması ile; TCK'nın 179/3 maddesi yollamasıyla 179/2, 62, 53/1-2-3. maddeleri gereği mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: İncelenen dosyada; sanığa yokluğunda verilen kararının tebliği için, sanığın 12/11/2015 tarihli talimat duruşmada savunması alınırken bildirdiği Aydın Kuşadası adresi esas alınarak bila tebliğ iade edilen tebligat bulunmadığı halde, anılan adres esas alınıp, doğrudan Mernis Adresi ibaresi ile çıkarılan ve merci tarafından Tebligat Kanununun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümleri kapsamında şerh düşülmeyen tebligatın, 19/01/2016 tarihinde, dağıtıcı tarafından, kendiliğinden, muhatabın adresten taşındığından tebliğ imkansızlığı açıklaması ile birlikte Tebligat Kanununun 21/2. maddesi gereğince tebliğ edilmesi usulsüz olduğu gözetildiğinde, 12/02/2016 tarihli sanık müdafinin temyizin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Sanığa isnat edilen eylemin, 5237 sayılı TCK'nın 179. maddesinin 2-3. fıkralarında düzenlenen ''trafik güvenliğini tehlikeye sokma'' suçuna ilişkin olduğu, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu için TCK'nın 179. maddesinin 2. fıkrasında temel ceza miktarının ''üç aydan iki yıla kadar hapis cezası'' olarak belirlendiği; 5271 sayılı CMK'nın, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan ''Basit Yargılama Usulü'' başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; ''Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.'' şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan ''01/01/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.'' şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas-2020/33 Karar sayılı ve 16.03.2021 tarihli 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas-2021/4 Karar sayılı iptal kararları ile ''...kovuşturma evresine geçilmiş..., ...hükme bağlanmış...'' ibarelerinin, aynı bentte yer alan ''...basit yargılama usulü...'' yönünden Anayasa'ya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle; Kovuşturma evresine geçilmiş veya hükme bağlanmış olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan kesinleşmiş hükümler haricindek...