Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2021/17541 · K. 2022/7398
Yargıtay6. Ceza Dairesi

E. 2021/17541 K. 2022/7398

E. 2021/17541K. 2022/739817 Mayıs 2022
adil yargılanma hakkıiademasumiyet karinesi
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 02/05/2017 tarihli karar başlığında, heyet üyelerinin kurum siciline yer verilip, ad ve soyadlarının gösterilmemesi, yasal düzenlemeye aykırı ise de; bu hususun mahallinde ikmali olanaklı görülmekle, bozma nedeni yapılmamıştır. 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesinin hükmünün uygulanması ve özellikle Derhâl kavramının nasıl yorumlanması gerektiği hususunda doktrin ve uygulamada iki ayrı görüşün ortaya çıktığı söylenebilir. Birinci görüşe göre; CMK'nın 223/9. maddesinde yer alan Derhâl kavramını, delil takdirine girmeden beraat kararı verilebilecek, İşin esasına girmeden fiilin ilk bakışta suç teşkil etmediğinin anlaşılması ya da kanun değişikliği ile fiilin sonradan suç olmaktan çıkartılması hâlleriyle sınırlı kabul etmek ve maddeyi de bu...

Karar Metni

6. Ceza Dairesi 2021/17541 E. , 2022/7398 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 02/05/2017 tarihli karar başlığında, heyet üyelerinin kurum siciline yer verilip, ad ve soyadlarının gösterilmemesi, yasal düzenlemeye aykırı ise de; bu hususun mahallinde ikmali olanaklı görülmekle, bozma nedeni yapılmamıştır. 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesinin hükmünün uygulanması ve özellikle Derhâl kavramının nasıl yorumlanması gerektiği hususunda doktrin ve uygulamada iki ayrı görüşün ortaya çıktığı söylenebilir. Birinci görüşe göre; CMK'nın 223/9. maddesinde yer alan Derhâl kavramını, delil takdirine girmeden beraat kararı verilebilecek, İşin esasına girmeden fiilin ilk bakışta suç teşkil etmediğinin anlaşılması ya da kanun değişikliği ile fiilin sonradan suç olmaktan çıkartılması hâlleriyle sınırlı kabul etmek ve maddeyi de bu kabul ışığında uygulamak gerektiğinden; örneğin sanığın ölümü nedeniyle için dosyanın esasına girmeden, kararı bozmak ve davayı düşürmek gerekir. Doktrin tarafından büyük ölçüde benimsenen diğer görüşe göre ise; yargılamanın geldiği aşama itibariyle ilâve bir araştırma yapılmasına ya da delil toplanmasına gerek kalmadan, verilmiş olan beraat kararı usul ve yasaya uygun bir karar olarak değerlendiriliyorsa, işbu karar dairesince onanmalıdır. Eğer dairece yapılan değerlendirmeye göre; beraat kararı hukuka ve yasaya uygun olarak kabul edilemiyorsa, diğer bir anlatımla örneğin, sanığın mahkûmiyetine karar vermek gerekiyorsa ya da eksik soruşturma söz konusuysa, o takdirde kararın sanığın ölümü nedeniyle bozulması ve ilk derece mahkemesince davanın düşürülmesi gerekir. Aşağıda açıklayacağımız gerekçeler ışığında birinci görüşün; kanunun lafzına da, ruhuna da uygun olmadığını düşünmekteyiz. Bilindiği üzere, 5271 sayılı CMKnın yazılı bir gerekçesi yoktur. Derhâl kelimesi Çabucak (bkz. tdk.gov.tr internet sayfası) anlamına gelmekte olup, madde metninde; davanın esasına girmeden, delil takdiri gerektirmeyen durumlar ya da fiilin ilk bakışta suç teşkil etmediğinin anlaşılması ve benzeri sınırlayıcı kavramlar mevcut değildir. Bu nedenle, belirtilen hususları CMKnın 223/9. maddesinin uygulama koşulları olarak kabul etmek mümkün değildir. Değil mahkeme ve hâkim, gerektiğinde Cumhuriyet Savcısı ve kolluk amiri (Örneğin; CMK'nın 119. maddesi hükmü uyarınca aramada ...), kolluk ve hatta üçüncü kişiler (CMK'nın 90. maddesi hükmü uyarınca, suçüstü halinde herkes tarafından geçici olarak yakalama yapılabilir. ) bile, Delil takdiri yapabilirken, işi bu olan hâkimin, delil takdirine giremeyeceği görüşü kabul edilemez. Mahkeme ve hâkimin, CMK'nın 223/9. maddesi bağlamında da delilleri serbestçe takdir edip, değerlendirmesi son derece doğaldır. Esasen fiilin ilk bakışta suç teşkil etmediği durumlarda iddianame düzenleneme...

Benzer Kararlar

Yargıtay6. Ceza Dairesi

E. 2021/17530 · K. 2022/7105

12 Mayıs 2022

Yargıtay6. Ceza Dairesi

E. 2021/17505 · K. 2022/5673

14 Nisan 2022

Yargıtay6. Ceza Dairesi

E. 2021/17839 · K. 2022/7900

25 Mayıs 2022

Yargıtay6. Ceza Dairesi

E. 2021/17540 · K. 2022/8107

30 Mayıs 2022

Yargıtay6. Ceza Dairesi

E. 2021/17489 · K. 2022/6499

27 Nisan 2022

Yargıtay6. Ceza Dairesi

E. 2021/17454 · K. 2022/6049

20 Nisan 2022