E. 2018/2769 K. 2022/9146
Kısa Önizleme
ÖnizlemeHükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanunun 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanunun 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCKnin 7/2. maddesi de gözetilerek sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 18.05.2022 tarihinde 2007,2008 ve 2009 takvim yıllarnda sahte fatura düzenleme suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden Başkan Vekili ...'ın karşı oyu ile oy çokluğu ile diğer yönlerden ise oy birliğiyle karar verildi. KARŞI OY Dairemizin yukarıda esas ve karar numaraları belirtilen 18.05.2022...
Karar Metni
11. Ceza Dairesi 2018/2769 E. , 2022/9146 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenleme HÜKÜM : Mahkumiyet
Hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanunun 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanunun 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCKnin 7/2. maddesi de gözetilerek sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 18.05.2022 tarihinde 2007,2008 ve 2009 takvim yıllarnda sahte fatura düzenleme suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden Başkan Vekili ...'ın karşı oyu ile oy çokluğu ile diğer yönlerden ise oy birliğiyle karar verildi.
KARŞI OY
Dairemizin yukarıda esas ve karar numaraları belirtilen 18.05.2022 tarihli, ilamındaki hükümlerin tamamının bozulması yönündeki çoğunluk görüşüne aşağıdaki sebeplerle kısmen katılmıyorum. Sayın çoğunlukla ortaya çıkan aykırılığın konusu her biri bağımsızlığını koruyan ancak zincirleme şekilde işlenen suçlar yönünden zaman aşımının ayrı ayrı mı yoksa son işlenen suç tarihinden geriye doğru (zincirdeki suçların tamamını kapsayacak şekilde) bir bütün olarak mı hesaplanacağına ilişkindir. İnceleme konusu yerel mahkeme kararında sahte fatura düzenleme eylemleri ile ilgili olarak sanık hakkında birden fazla takvim yılına (2007, 2008, 2009, 2010, 2011 takvim yılları) ilişkin ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri kurulduğu anlaşılmaktadır. Zincirleme suç hükümlerini düzenleyen TCKnin 43/1 maddesine göre; Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır. Zamanaşımının hesaplama yöntemini düzenleyen TCKnin 66/6 maddesine göre; ... zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden... işlemeye başlar. Yerel mahkemece sanığın birden fazla takvim yılına ilişkin sahte belge düzenleme suçlarından ayrı ayrı mahkumiyetine dair hüküm kurulmuş olup, inceleme tarihi itibariyle bazı takvim yılına ilişkin suçlardan açılan kamu davalarının yasada öngörülen olağanüstü zamanaşımı süresinin dolmuş olması sebebiyle TCKnin 66/1-e ve 67/4 maddeleri uyarınca düşürülmesi zorunludur. Sanığa atılı sahte belge düzenleme suçuna öngörülen olağan zamanaşımı süresi TCKnin 66/1-e maddesine göre 8 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresi ise TCKnin 67/4 maddesine göre 12 yıldır. TCKnin 43/1 maddesindeki düzenlemeye göre zincirleme suçlar aynı suç işleme kararı ile işlenmiş olmasına rağmen her biri bağıms...