Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 23/10/2014 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin kaldırılması istenmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 21/10/2020 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Mahkemece, Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak verilmiş olan karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/05/2022 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi. KARŞI...
7. Hukuk Dairesi 2021/7179 E. , 2022/3519 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 23/10/2014 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin kaldırılması istenmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 21/10/2020 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemece, Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak verilmiş olan karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/05/2022 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi. KARŞI OY
Davacı tarafından açılan, maliki olduğu parselde ıslah imal planı uygulaması sonucu, davalılar lehine tesis edilen imar ipoteğinin bedeli ödenmesi karşılığında kaldırılmasına ilişkin davada, mahkemece bozma ilamı doğrultusunda davanın reddine dair verilen kararın Dairemizce temyizen incelenmesi sonucu, sayın çoğunluk tarafından verilen onama kararına karşı muhalefetim aşağıdaki şekilde açıklanmıştır. 1. Mevcut davada İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi davanın kabulüne dair verdiği 09/07/2015 tarihli ilk karar, Yargıtay 14. Hukuk Dairesi tarafından önce 28/03/2019 tarihli ilam ile onanmış, bilahare karar düzeltme talebi üzerine, bu sefer 30/06/2020 tarihli ilam ile önceki kararın kaldırılması ve ilk derece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozma gerekçesinde kadastral parseldeki mülkiyet hakkına dayalı olarak imar parselinde tesis edilen kanuni ipotek, ancak kaydın eski hale getirilmesi (kadastral parselin ihyası) durumunda terkin edilecektir. açıklaması yapılmış ve neticeten davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. 3. İlk derece mahkemesi bozma ilamına uymuş ve 21/10/2020 tarihli yeni kararında, davanın reddine karar vermiştir. 4. Bozma kararında bir takım değerlendirmeler yapılmış isede, neden dolayı dava açılamayacağı tam olarak gerekçelendirilmemiş bir anlamda parsel üzerindeki ipotek kaydı yönünden belirsizlik oluşturulması, ihtilaf yönünden konunun meçhule bırakılması gibi bir durum oluşmuştur. 5. Benzer olaylarda, benzer gerekçelerle farklı sonuçlara ulaşıldığı (örneğin 14. Hukuk Dairesi, 06/04/2021 tarihli, 2018/1889 Esas, 2021/2537 Karar) dikkate alındığında esasen, emsal bir karar bulunmadığı açıktır. 6. Bozma ilamına uyulmakla usuli kazanılmış hak doğduğu düşünülebilir ise de, bu hakkın geçerli olmadığı durumların bulunduğu hususu yine yargı içtihatları ile açıklanmıştır. 7. Özellikle HMK. 373/6 maddesi bu durumlardan birini teşkil etmekte olup, olayımızda mevcut ihtilaf yönünden ret kararının bozulması yönünde sebepler...