Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2022/3593 · K. 2022/4898
Yargıtay3. Hukuk Dairesi

E. 2022/3593 K. 2022/4898

E. 2022/3593K. 2022/489823 Mayıs 2022
kira sözleşmesitazminatçekişmesiz yargı işiistinaf yolukira bedelimenfi tespittespit davasıiadeicra takibi
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen menfi tespit davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı tarafın istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden davanın reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalı ile dava dışı şirket arasında imzalanan 01/11/2017 tarihli kira sözleşmesinin yalnızca son sayfasını müşterek ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, davalı tarafça kiracı şirketin kira bedellerini ödemediği iddiasıyla aleyhine kefil sıfatıyla icra takibi başlatıldığını, takibe süresinde itiraz edemediğini, kefalet nedeniyle sorumluluk...

Karar Metni

3. Hukuk Dairesi 2022/3593 E. , 2022/4898 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15. HUKUK DAİRESİ VEK. AV. ...

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen menfi tespit davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı tarafın istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden davanın reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı; davalı ile dava dışı şirket arasında imzalanan 01/11/2017 tarihli kira sözleşmesinin yalnızca son sayfasını müşterek ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, davalı tarafça kiracı şirketin kira bedellerini ödemediği iddiasıyla aleyhine kefil sıfatıyla icra takibi başlatıldığını, takibe süresinde itiraz edemediğini, kefalet nedeniyle sorumluluk altına girdiğine dair el yazılı beyanı olmadığını, ayrıca eşinin muvafakati bulunmadığını, kefaletin şekle aykırılık sebebiyle geçerli olamayacağını iddia ederek; kefaletinin iptalini, geçersiz kefalet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitini ve davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. Davalı; davacının sözleşmeyi müşterek ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, davacının yetkilisi ve kefili olduğu şirketin ticari iş dolayısıyla mecuru kiraladığını, şirketin taşınmazda özel eğitim kurumu işlettiğini, müteselsil kefalet el yazısı ile yazılmamış olsa da davacının ticari iş dolayısıyla kefil olmasından dolayı kefaletin müteselsil olduğunu, kira sözleşmesinin imzalandığı tarihte 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun yürürlükte olduğunu, dolayısıyla TBK'nın 584 maddesi gereğince eşinin rızasının aranmayacağını, kefilin hangi süre ile ve azami hangi miktarda sorumlu olacağının sözleşmede belirtildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince; dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olduğu, davacı tarafından arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge adliye mahkemesince; dava şartı yokluğundan usulden red kararı verilmesinin doğru olduğu ancak davacı tarafça 5.056,65 TL ıslah harcı yatırıldığı halde, hükümde yalnız peşin alınan 170,78 TL harç bakiyesi 111,48 TLnin iadesine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun harç yönünden kısmen kabulü ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş; karar, davacı tarafça temyiz edilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (TTK) Dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinin birinci fıkrası; (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir mi...

Atıf Yapılan Mevzuat

AkıllıKanun

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 584

III. Eşin rızası

OtomatikKanun

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 19

1. Ticari iş karinesi

OtomatikKanun

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 4

1. Genel olarak

Benzer Kararlar

Yargıtay3. Hukuk Dairesi

E. 2022/3445 · K. 2022/5655

9 Haziran 2022

Yargıtay3. Hukuk Dairesi

E. 2022/4084 · K. 2022/5483

7 Haziran 2022

Yargıtay3. Hukuk Dairesi

E. 2022/3668 · K. 2022/5499

7 Haziran 2022

Yargıtay3. Hukuk Dairesi

E. 2022/4085 · K. 2022/5648

9 Haziran 2022

Yargıtay3. Hukuk Dairesi

E. 2022/3591 · K. 2022/5275

31 Mayıs 2022

Yargıtay3. Hukuk Dairesi

E. 2022/2969 · K. 2022/4840

18 Mayıs 2022