Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait Şirkette 31.03.1993 tarihinde hesap işleri müdürü olarak çalışmaya başladığını, davalı Şirketin o tarihten bu yana birçok kez unvan değiştirdiğini, iştigal konularını genişlettiğini, buna bağlı olarak da müvekkili davacının görev tanımlarının değiştiğini, en son ticari satım personeli iken iş...
9. Hukuk Dairesi 2022/4840 E. , 2022/6356 K.
"İçtihat Metni"
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : ... 28. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 13. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait Şirkette 31.03.1993 tarihinde hesap işleri müdürü olarak çalışmaya başladığını, davalı Şirketin o tarihten bu yana birçok kez unvan değiştirdiğini, iştigal konularını genişlettiğini, buna bağlı olarak da müvekkili davacının görev tanımlarının değiştiğini, en son ticari satım personeli iken iş sözleşmesinin 23.06.2014 tarihinde haksız şekilde feshedildiğini, aylık ücretinin net 4.000,00 TL olduğunu, asgari ücrete kadar olan kısmının bankadan, geri kalanının elden ödendiğini, davacının çalışma süresi boyunca haftanın altı günü 07.00-21.00 saatleri arasında çalıştığını, dinî ve millî bayramlarda da çalışmaya devam ettiğini, söz konusu çalışmalarının karşılığının ödenmediğini, yıllık izinleri kullandırılmadığı gibi karşılığı yıllık izin ücreti alacağının da ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının müvekkiline ait işyerinde 17.11.2005-21.08.2006 tarihleri arasında çalıştığını, ücrete ilişkin iddialarının gerçeği yansıtmadığını, çalıştığı süre boyunca her zaman aldığı ücret üzerinden Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) primlerinin bildirildiğini, davalıya ait işyerinde hafta içi 09.00-18.00, Cumartesi ise 09.00-13.00 saatleri arasında çalışma olduğunu, ayrıca ara dinlenmelerin de kullandırıldığını, taraflar arasındaki iş sözleşmesinde yıllık 270 saate kadar fazla çalışmanın ücrete ilişkin olduğunun kararlaştırıldığını, davacının fazla çalışma ücreti alacağının bulunmadığını, davacının yıllık iznini kullandığını, buna ilişkin belge suretini sunduklarını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre davacının davalıya ait işyerinde 31.03.1993-23.06.2014 tarihleri arasında çalıştığı, işveren tarafından iş sözleşmesinin haksız olarak ve ihbar sürelerine uyulmaksızın feshedildiği, davacının fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ispatlamasına rağmen sö...