Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2021/4319 · K. 2022/3908
Yargıtay12. Ceza Dairesi

E. 2021/4319 K. 2022/3908

E. 2021/4319K. 2022/390823 Mayıs 2022
tazminatmanevi tazminatmaddi tazminatkoruma tedbirigörevli mahkemetazminat davasıhukuk devletiıskat
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Hüküm : Davacının maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 466.980 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine Davacının maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/188 Esas 2015/143 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının Türkiye Cumhuriyeti İcra Vekilleri Heyetini cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs suçundan 24.06.2011 19.06.2014 tarihleri arasında 1091 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 08.06.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde...

Karar Metni

12. Ceza Dairesi 2021/4319 E. , 2022/3908 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat Hüküm : Davacının maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 466.980 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine

Davacının maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/188 Esas 2015/143 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının Türkiye Cumhuriyeti İcra Vekilleri Heyetini cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs suçundan 24.06.2011 19.06.2014 tarihleri arasında 1091 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 08.06.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu, Davacının 115.231 TL maddi, 750.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece 10.182,47 TL maddi, 750.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmesi üzerine Dairemizce yapılan incelemede, davacının, tutukluluğu sebebi ile alamadığı terfi maaş farkının CMK'nın 141 ve devamı maddeleri gereğince maddi tazminat hesabına dahil edilemeyeceğinin dikkate alınmaması ve hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğu gerekçeleri ile hükmün bozulması üzerine yerel mahkemece duruşma açılıp, maddi tazminat talebinin reddine, 466.980 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmesinde; Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin maddi tazminat talebinin kabul edilmesi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğuna ilişkin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak

Yargıtayın görevi ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması ve benzer olaylarda aynı çözüm tarzının oluşturulmasıdır. Bu görev yerine getirilirken hukukun genel ilkeleri, ülkedeki pozitif hukuk normları ve uluslararası temel insan haklarına ilişkin kural ve kabullere uygun bir yorum ve uygulama benimsenmelidir. Bu ilke yalnızca denetim mahkemeleri için değil, hüküm mahkemeleri için de geçerlidir. Hukuk devletinin en belirgin özelliği hiçbir kurum ve makam ayrımı gözetilmeden herkesin hukuk kurallarına uymasıdır. Dairemizin yerleşik kararlarında da vurguladığı üzere, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi taz...

Benzer Kararlar

Yargıtay12. Ceza Dairesi

E. 2021/4326 · K. 2022/3909

23 Mayıs 2022

Yargıtay12. Ceza Dairesi

E. 2021/6422 · K. 2022/4700

14 Haziran 2022

Yargıtay12. Ceza Dairesi

E. 2021/839 · K. 2022/4424

6 Haziran 2022

Yargıtay12. Ceza Dairesi

E. 2021/5584 · K. 2022/4630

13 Haziran 2022

Yargıtay12. Ceza Dairesi

E. 2021/4613 · K. 2022/4743

14 Haziran 2022

Yargıtay12. Ceza Dairesi

E. 2021/1479 · K. 2022/4294

31 Mayıs 2022