"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından reddedilen asıl boşanma davasının tamamı yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise reddedilen karşı boşanma davasının tamamı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı kadının tüm temyiz itirazları yersizdir. 2-Davalı-karşı davacı erkeğin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dava; taraflarca karşılıklı olarak açılan Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması...
2. Hukuk Dairesi 2022/2863 E. , 2022/4926 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından reddedilen asıl boşanma davasının tamamı yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise reddedilen karşı boşanma davasının tamamı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı kadının tüm temyiz itirazları yersizdir. 2-Davalı-karşı davacı erkeğin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dava; taraflarca karşılıklı olarak açılan Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davası olup, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda boşanmaya sebebiyet veren olaylarda, aile hayatı kurmak maksadı ile değil maddî menfaatlerini ön planda tutarak, borçlarını ödetmek maksadıyla evlilik yapan ve erkeğe "seni eve alamam, kızım evde uyuyor" şeklinde onur kırıcı ve onu zor durumda bırakacak söylemlerde bulunan davacı-karşı davalı kadının, evlilik birliğinden kaynaklı maddi yükümlülüklerini kısmen de olsa yerine getirmeyen davalı-karşı davacı erkeğe nazaran daha ağır kusurlu olduğu belirtilerek her iki davanın da kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın ferilerine karar verilmiş, hüküm taraflarca istinaf edilmiştir. Bölge adliye mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince davacı-karşı davalı kadına yüklenen kusurlara usulünce dayanılmadığı, davalı-karşı davacı erkeğe yüklenen kusurun ise ispatlanamadığı gerekçesiyle taraflardan çıkarılmasına, her iki davanın da ispatlanamadığı gerekçesiyle ayrı ayrı reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca yukarıda sınırlandırıldığı şekilde temyiz edilmiştir. Bölge adliye mahkemesince her ne kadar ilk derece mahkemesince davacı-karşı davalı kadına kusur olarak yüklenen vakıalara davalı-karşı davacı erkek tarafından karşı dava dilekçesinde somut bir şekilde ve açık olarak dayanılmadığı belirtilerek bu kusurların kadından çıkarılarak, davacı-karşı davalı kadının boşanmaya sebebiyet verecek herhangi bir kusurunun bulunmadığı belirtilmiş ise de bu vakıalara erkek tarafından karşı dava dilekçesinde, kadının kendisi ile maddi menfaatler için evlendiği, kadın ve kızının müvekkiline karşı her türlü kaba ve saygısızca tehdit ve hakarette bulundukları, iftira attıkları, kadının kendisine karşı, müteaddit defalar hakarette bulunduğu, ağır ve rencide edici, onur kırıcı sözlerle kendisini kırdığı iddia edilmek suretiyle dayanıldığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki bizzat davacı-karşı davalı kadın dava dilekçesinde eşi ile görücü usulü ile tanışmalarından 1 hafta sonra evlendiklerini, ilk eşinden...