Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2021/13102 · K. 2022/6375
Yargıtay12. Hukuk Dairesi

E. 2021/13102 K. 2022/6375

E. 2021/13102K. 2022/637526 Mayıs 2022
borca itirazhacizicra takibiusulsüz tebligat
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu ve alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından başlatılan ilamlı icra takibinde borçlu şirket vekilinin asıl davada, ilamlı takibe konu edilen düzenleme şeklinde borç senedinin teminat senedi olduğunu, alacaklı tarafa herhangi bir borcun bulunmadığını, icra emri tebligatının usulsüz yapıldığını, borç senedinin aslının dosyada olmadığını ve örneğinin de müvekkiline gönderilmediğini belirterek şikayetlerinin kabulüne karar verilmesini talep ettiği, birleşen davada ise...

Karar Metni

12. Hukuk Dairesi 2021/13102 E. , 2022/6375 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu ve alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından başlatılan ilamlı icra takibinde borçlu şirket vekilinin asıl davada, ilamlı takibe konu edilen düzenleme şeklinde borç senedinin teminat senedi olduğunu, alacaklı tarafa herhangi bir borcun bulunmadığını, icra emri tebligatının usulsüz yapıldığını, borç senedinin aslının dosyada olmadığını ve örneğinin de müvekkiline gönderilmediğini belirterek şikayetlerinin kabulüne karar verilmesini talep ettiği, birleşen davada ise icra müdürlüğünün hacizlerin kaldırılması talebinin reddine dair işlemlerinin iptalini talep ettiği görülmektedir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde asıl ve birleşen davalarda şikayetin reddine karar verildiği, borçlunun istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, asıl davada usulsüz tebligat şikayetinin kabulüne, birleşen davada ise konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK'nun 297. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; hükmün hangi hususları içereceği açıklanmıştır. Yine, istinaf incelemesi sonucunda kararın neleri içereceği Yasa nın 359. maddesinde açıklanmış ve özellikle 2. fıkrada; Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. hükmüne yer verilmiştir. HMK. nın 359/2. maddesinde amaçlanan, özellikle infaza esas alınacak hüküm sonucunun şüphe ve tereddüt uyandırmamasıdır. Somut olayda, borçlu şirketin asıl davada tebligat usulsüzlüğünün yanısıra borca itirazı ve sair şikayetlerinin de mevcut olduğu, Bölge Adliye Mahkemesince asıl davada yalnızca tebligat usulsüzlüğüne dair karar verildiği ancak diğer şikayet ve itirazlara ilişkin olarak gerekçede bir kısım inceleme ve değerlendirme yapılmasına rağmen hüküm fıkrasında olumlu olumsuz bir karar verilmediği görülmektedir. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, ileri sürülen diğer tüm itiraz ve şikayet nedenleri incelenerek her bir istinaf sebebi hakkında talepler karşılanmak suretiyle oluşacak sonuca göre ve hüküm fıkrasında da açıkça belirtilecek şekilde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 18.10.20...

Atıf Yapılan Mevzuat

full_scan_v1Kanun

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 2

Her asliye mahkemesinin yargı çevresinde lüzumu kadar iflas dairesi

Benzer Kararlar

Yargıtay12. Hukuk Dairesi

E. 2021/13202 · K. 2022/6297

25 Mayıs 2022

Yargıtay12. Hukuk Dairesi

E. 2021/12339 · K. 2022/5332

28 Nisan 2022

Yargıtay12. Hukuk Dairesi

E. 2021/13206 · K. 2022/5076

25 Nisan 2022

Yargıtay12. Hukuk Dairesi

E. 2021/12358 · K. 2022/5006

21 Nisan 2022

Yargıtay12. Hukuk Dairesi

E. 2021/11676 · K. 2022/5613

11 Mayıs 2022

Yargıtay12. Hukuk Dairesi

E. 2021/12136 · K. 2022/4651

7 Nisan 2022