Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23/05/2012 gününde verilen dilekçe ile ecrimisil istenmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26/10/2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, davacının malik olduğu 899, 900 ve 901 parsellerin davalı idarece 06.04.2009 tarihinde alınan kamu yararı kararı sonucunda kısmen kamulaştırıldığını ve fiilen el konulduğunu belirterek 899 parsel bakımından 2009 yılı için 602,25 TL, 2010 yılı için 574,42 TL, 2011 yılı için 574,42 TL; 900 parsel bakımından 2009 yılı için 4.346,00 TL, 2010 yılı için 4.145,00 TL, 2011 yılı için 4.145,00 TL; 901 parsel bakımından 2009 yılı için...
7. Hukuk Dairesi 2022/2317 E. , 2022/3871 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23/05/2012 gününde verilen dilekçe ile ecrimisil istenmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26/10/2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, davacının malik olduğu 899, 900 ve 901 parsellerin davalı idarece 06.04.2009 tarihinde alınan kamu yararı kararı sonucunda kısmen kamulaştırıldığını ve fiilen el konulduğunu belirterek 899 parsel bakımından 2009 yılı için 602,25 TL, 2010 yılı için 574,42 TL, 2011 yılı için 574,42 TL; 900 parsel bakımından 2009 yılı için 4.346,00 TL, 2010 yılı için 4.145,00 TL, 2011 yılı için 4.145,00 TL; 901 parsel bakımından 2009 yılı için 2.178,00 TL, 2010 yılı için 2.077,00 TL, 2011 yılı için 2.077,00 TL ecrimisil tazminatının her yılın tahakkuk tarihlerinden itibaren yasal faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 06.02.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 31.297,45 TLye çıkarmış, 21.09.2021 tarihindeki bozma sonrası ikinci ıslah dilekçesi ile de 2009 ve 2010 yılları için toplam talebini 33.044,00 TLye çıkarmıştır. Davalı vekili, dava konusu 899 ve 900 parseller için daha önce aynı mahkemenin 2011/80 ve 2011/51 Esas dosyalarında aynı talepte bulunulduğunu ve yargılamanın 2011/51 Esas sayılı dosyada birleştiğini, öncelikle davanın derdestlik nedeniyle reddine, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen ilk kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesince "...Hükme esas alınan raporda 2009, 2010 ve 2011 yıllarına ilişkin ecrimisil hesabı yapılmıştır. Kamulaştırmasız elatma sebebiyle ecrimisil, davalı idare tarafından kamulaştırma bedelinin tespiti davasının açıldığı tarihe kadar istenebilir. Somut olayda, eldeki dava 23.05.2012 tarihinde açılarak 2009, 2010 ve 2011 yılları için ecrimisil talep edilmiş, kamulaştırma davası ise 03.11.2010 tarihinde açılmıştır. Hal böyle olunca; kamulaştırma davasının dava tarihi olan 03.11.2010 tarihinden geriye doğru hesaplanacak ecrimisile hükmedilmesi gerekirken bu tarihten sonrasını da kapsayan bilirkişi raporuna göre karar verilmesi yerinde değildir. Ayrıca Doğanşehir Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/51 Esas sayılı dosyasının da getirtilip davalının derdestlik itirazı davacının ise kamulaştırma sahası dışında kalan yerlerle ilgili ecrimisil ve tazminat davası olduğu iddiası da göz önünde bulundurularak, özellikle teknik bilirkişi raporunun da incelenerek dava konusu taşınmazlarla ilgili ecrimisil talebi bakımından kesin hüküm olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir... gerekçesiyle hüküm bozulmuştur. Mahkemece ...