"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 1. Taraflar arasında birleştirilerek görülen boşanma davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda, ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince verilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davalı-birleşen davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı-Birleşen Davalı İstemi: 4. Davacı-birleşen davalı vekili 16.04.2014 tarihli dava dilekçesinde; tarafların 22.06.2014 tarihinde evlendiklerini, ortak çocuklarının bulunmadığını, düğün gecesi ve daha sonraki ilk üç gün davalıdaki sertleşme sorunu nedeniyle cinsel ilişkinin gerçekleşmediğini, daha sonra...
Hukuk Genel Kurulu 2019/262 E. , 2022/772 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
1. Taraflar arasında birleştirilerek görülen boşanma davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda, ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince verilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davalı-birleşen davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı-Birleşen Davalı İstemi: 4. Davacı-birleşen davalı vekili 16.04.2014 tarihli dava dilekçesinde; tarafların 22.06.2014 tarihinde evlendiklerini, ortak çocuklarının bulunmadığını, düğün gecesi ve daha sonraki ilk üç gün davalıdaki sertleşme sorunu nedeniyle cinsel ilişkinin gerçekleşmediğini, daha sonra cinsel birleşme olduğunu, bu birleşmeden sonra dava tarihine kadar tarafların ancak ilaç veya aktardan alınan bitkisel maddeler sayesinde gerçekleştiğini, bu birleşmelerde de davalının boşalamaması nedeniyle sorunlar yaşandığını, yaşanan bu sorun nedeniyle eşlerin doktora gittiklerini, yapılan tetkikler sonucunda davalıya klinifelte sendromu teşhisi konulduğunu, davalıda hareketli ve hareketsiz sperm bulgusunun %0 olarak tespit edildiğini, davalının bu problemleri nedeniyle eşine karşı olumsuz söz ve davranışlar sergilediğini, hakaret ettiğini, davalının kendinde olan bu sorunu bildiği hâlde müvekkili ile evlenerek mağdur olmasına sebep olduğunu, ailesinin zenginliği ile övündüğünü, ziynet eşyalarını elinden alındığını, aileler arasında gerçekleşen toplantıda hakaret edildiğini ileri sürerek tarafların boşanmalarına, kadın yararına 2.500TL tedbir-yoksulluk nafakası ile 250.000TL maddi, 300.000TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı-Birleşen Davacı İstemi: 5. Davalı-birleşen davacı vekili 20.10.2014 tarihli dava dilekçesinde; tüm iddiaları inkârla, eşler arasındaki evliliğin bu hâle gelmesinde davacı tarafın kusurlu olduğunu, davacının planlı ve maddiyatçı tutum sergilediğini, eşlerin nişanlılık döneminde birlikte olduklarını, erkeğin cinsel ilişkiyi gerçekleştirme konusunda herhangi bir sorununun olmadığını, evlendikten sonra ortaya çıkan Klinifelte hastalığı nedeniyle davacının eşine karşı kötü davranmaya başladığını, cinsel hayatlarını herkese anlattığını, eşini aşağıladığını, çözüm odaklı yaklaşmadığını, eşinde olan hastalığı boşanma aşamasında tehdit unsuru olarak kullandığını, sürekli maddi istemlerde bulunduğunu, müvekkilinin erkeklik gururu ile oynadığını, özgüvenini sarstığını, geç boşalmanın bir ilaç ile çözülebileceği ve eşlerin tüp bebek yöntemi ile çocuk sahibi olabilecekleri hâlde kadının tedavi sürecini istemediğini, birlik görevlerini yerine getirmediğini, kısırlığın tek başına boşanma sebebi olmadığını, davacının müvekkilini rencide edici sözler söylediğini, hakaret ...