Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 05.08.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7035 sayılı Kanunun 21. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nun 291. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen ve bölge adliye mahkemelerinin kararlarına karşı yedi gün olarak öngörülen temyiz süresinin on beş gün olarak değiştirildiği; ancak bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden önce verilen ve Yargıtay'dan geçen dosyalar hakkında 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar 1412 sayılı CMUK'nun 310. maddesi uyarınca da temyiz süresinin bir hafta olduğu gözetilmeden temyiz süresinin 15 gün olduğu belirtilmek suretiyle sanığın yanıltıldığı, sanığın 12.01.2021 tarihinde tebliğ edilen hükmü 15 günlük süre içinde...
7. Ceza Dairesi 2022/2914 E. , 2022/10404 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 05.08.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7035 sayılı Kanunun 21. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nun 291. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen ve bölge adliye mahkemelerinin kararlarına karşı yedi gün olarak öngörülen temyiz süresinin on beş gün olarak değiştirildiği; ancak bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden önce verilen ve Yargıtay'dan geçen dosyalar hakkında 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar 1412 sayılı CMUK'nun 310. maddesi uyarınca da temyiz süresinin bir hafta olduğu gözetilmeden temyiz süresinin 15 gün olduğu belirtilmek suretiyle sanığın yanıltıldığı, sanığın 12.01.2021 tarihinde tebliğ edilen hükmü 15 günlük süre içinde 20.01.2021 tarihli dilekçe ile temyiz ettiği anlaşılmakla; sanığın temyiz talebi süresinde olduğundan tebliğnamedeki temyiz isteminin süre yönünden reddi düşüncesine iştirak edilmemiştir. Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi ile ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2. maddeleri somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken; 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle yollamasıyla aynı Yasanın 3/5 ve 3/10. maddeleri uyarınca cezanın belirlenmesi sırasında 3/10 maddesi uyarınca cezanın bir kat arttırılarak 2 yıl hapis ve 10 gün adli para cezası olarak belirlendikten sonra 5607 sayılı Yasanın 3/10 maddesinin son cümlesi uyarınca cezanın hatalı bir biçimde 3 yıl hapis ve 5 gün adli para cezası olarak belirlenmesi ve ayrıca sanığın eylemine ilişkin olarak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. son maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10 maddelerinin sanık lehine hüküm içermediği anlaşılmakla, suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi uyarınca sanığın cezalandırılması yerine yazılı şekilde hüküm tesisi, sonuç cezayı değiştirmediğinden ve aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 5237 sayılı TCKnın 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile TCKnın 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. İddianamede dava konusu kaçak 220 paket numune sigaranın müsaderesi istendiğinin ve 220 paket numune dışındaki dava konusu kaçak sigaraların 24.04.2014 tarihinde imha edildiği nazara alınarak, sadece numune alınan 220 paket sigara...