Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalı ile imzaladığı 01/10/2007 tarihli kira sözleşmesi ile alışveriş merkezindeki dava konusu mağazayı kiraladığını ancak haklı sebepler ile sözleşmeyi feshetmek durumunda kaldığını, kiralananın bulunduğu alışveriş merkezinde davalının kusurlu yönetimi sebebiyle beklenen müşteri potansiyeline ulaşamadığını, iş merkezinin öngörülen tarihten çok sonra faaliyete geçebildiğini, uzun süre ısı sisteminin, asansörlerin ve yürüyen merdivenlerin çalışmadığını, sinemanın uzun süre...
3. Hukuk Dairesi 2022/3670 E. , 2022/5222 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ VEK. AV. ... VEK. AV. ...
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; davalı ile imzaladığı 01/10/2007 tarihli kira sözleşmesi ile alışveriş merkezindeki dava konusu mağazayı kiraladığını ancak haklı sebepler ile sözleşmeyi feshetmek durumunda kaldığını, kiralananın bulunduğu alışveriş merkezinde davalının kusurlu yönetimi sebebiyle beklenen müşteri potansiyeline ulaşamadığını, iş merkezinin öngörülen tarihten çok sonra faaliyete geçebildiğini, uzun süre ısı sisteminin, asansörlerin ve yürüyen merdivenlerin çalışmadığını, sinemanın uzun süre açılmadığını ve bir çok dükkanın boş olduğunu, tüm bunların müşteri potansiyelini olumsuz etkilemesi sebebiyle kira sözleşmesini haklı olarak feshettiğini, kiralananın kullanıldığı süreye ait kira bedelini ödediğini, kiralananın ise davalı tarafından ihtirazı kayıtsız teslim alınıp 3. kişiye kiraya verildiğini, davalı tarafından sözleşme gereği ceza bedeli açıklaması ile gönderilen 10.519,19 TL ve 96.835,03 TL tutarlı iki adet faturaya itiraz ederek geri gönderdiğini, haklı sebepler ile sözleşmeyi feshetmesi karşısında davalının sözleşme gereği ceza bedeli talep edemeyeceğini, ayrıca sözleşmeden doğan borçların teminatı olarak davalıya verdiği, teminat mektubunun iade edilmediğini, ileri sürerek; kira sözleşmesi sebebiyle davalıya borçlu bulunmadığının tespiti ile davalıya verilen 14.300 USD bedelli teminat mektubunun hükümsüzlüğünün tespitini talep etmiş, yargılama sırasında teminat mektubunun hükümsüz kalması nedeniyle bu yönden davanın konusuz kaldığını bildirmiştir. Davalı; kira sözleşmesinin süresinden önce feshedilerek kiralananın tahliye edildiğini, taşınmazın ise başka bir firmaya daha düşük bedelle kiraya verildiğini, davacı şirkete akdin erken feshi sebebiyle 10.519,19 TL ve 96.835,03 TL tutarında iki adet ceza faturası gönderildiğini, bu faturalara dayanılarak başlatılan icra takibi üzerine itirazın iptali davası açıldığını, teminat mektubunun paraya çevrilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece; davanın kabulüne yönelik olarak verilen hüküm, davalı tarafın temyiz üzerine Yargıtay (Kapatılan) 6. Hukuk Dairesinin 22/10/2013 tarihli ve 2013/11679 E. 2013/14069 K. sayılı kararıyla; kira ilişkisinin başında meydana gelen olumsuzluklara rağmen iki yıl boyunca kiracılığını devam ettiren davacı kiracının, iki yılın sonunda yeterli müşterisi olmadığı ve ciro yapamadığı gerekçesiyle sözleşmeyi feshinin haklı fesih olarak kabul edilemeyeceği, bu nedenle mahkemece davacı kiracının feshinin haklı fesih olmadığı kabul edilerek sonuc...