Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2022/4386 · K. 2022/5215
Yargıtay2. Hukuk Dairesi

E. 2022/4386 K. 2022/5215

E. 2022/4386K. 2022/521531 Mayıs 2022
boşanmatazminatmaddi ve manevi tazminatvelayetyasal süremanevi tazminatevlilik birliğinin temelinden sarsılması
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ...Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından, kusur belirlemesi, nafakalar, tazminatlar, velâyet düzenlemesi, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dava; erkek tarafından açılan Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davası olup, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davacı erkeğin boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tam kusurlu olduğu belirtilerek davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın ferilerine karar verilmiş, hüküm taraflarca istinaf edilmiştir. Bölge adliye mahkemesince dosya...

Karar Metni

2. Hukuk Dairesi 2022/4386 E. , 2022/5215 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ...Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından, kusur belirlemesi, nafakalar, tazminatlar, velâyet düzenlemesi, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dava; erkek tarafından açılan Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davası olup, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davacı erkeğin boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tam kusurlu olduğu belirtilerek davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın ferilerine karar verilmiş, hüküm taraflarca istinaf edilmiştir. Bölge adliye mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, davalı kadının usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen davaya yasal süreden sonra cevap verdiği, bu nedenle davacı erkeğe kusur yüklenemeyeceği belirtilerek davacı erkeğe yüklenen kusurlar çıkartılmış, davalı kadına ise iki kusur eklenerek boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı kadının tam kusurlu olduğu gerekçesiyle hükmün kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, davacı erkek yararına maddî ve manevî tazminata ve boşanmanın diğer ferilerine hükmedilmiş, hüküm bu sefer davalı kadın tarafından yukarıda sınırlandırıldığı şekilde temyiz edilmiştir. Bölge adliye mahkemesince yapılan yargılama sonucunda her ne kadar davalı kadının, erkeğe ve ailesine hakaret ettiği ve eşyalara zarar verdiği gerekçesiyle boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile boşanmaya, davacı erkek yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilmiş ise de kadına yüklenen "Erkeğe ve ailesine hakaret etmesi" vakıası yönünden dinlenen tanıkların beyanları yer ve zaman unsuru içermeyen, sebep ve saiki açıklanmayan, inandırıcı olmaktan uzak, soyut izahlardan ibaret olup bu nedenle bu vakıanın davalı kadına kusur olarak yüklenemeyeceği anlaşılmaktadır. Yine bölge adliye mahkemesince kadına yüklenen diğer kusur olan "Eşyalara zarar vermesi" vakıası yönünden ise, tarafların 2012 yılında evlendiği, 2014 yılında ortak çocuk Hatice'nin dünyaya geldiği, her ne kadar davacı erkek tanığı ...'in beyanında davalı kadının doğumdan hemen sonraki dönemde bir gecede tüm ev eşyalarını dağıtıp, perdeleri dahi indirdiği beyan edilmiş ise de olayın yaşandığı 2014 yılından iş bu davanın açıldığı 2018 yılına kadar tarafların birlikte yaşamaya devam ettikleri, bu durumda bu vakıanın da, davacı erkek tarafından affedildiği, en azından hoşgörü ile karşılandığının kabulü gerekeceğinden davalı kadına kusur olarak yüklenemeyeceği anlaşılmaktadır. Davalı kadın davaya süresinde cevap dilekçesi sunmadığından davacı erkeğe kusur yüklenm...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikKanun

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 174

1. Maddî ve manevî tazminat

Benzer Kararlar

Yargıtay2. Hukuk Dairesi

E. 2022/3031 · K. 2022/5596

9 Haziran 2022

Yargıtay2. Hukuk Dairesi

E. 2022/3062 · K. 2022/5595

9 Haziran 2022

Yargıtay2. Hukuk Dairesi

E. 2022/3243 · K. 2022/4494

17 Mayıs 2022

Yargıtay2. Hukuk Dairesi

E. 2022/918 · K. 2022/3535

13 Nisan 2022

Yargıtay2. Hukuk Dairesi

E. 2022/3379 · K. 2022/5488

8 Haziran 2022

Yargıtay2. Hukuk Dairesi

E. 2022/3559 · K. 2022/5412

6 Haziran 2022