Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2022/5132 · K. 2022/8394
Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/5132 K. 2022/8394

E. 2022/5132K. 2022/83942 Haziran 2022
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Mahkemece, bozmadan sonra ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalılar ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesi olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma...

Karar Metni

10. Hukuk Dairesi 2022/5132 E. , 2022/8394 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmadan sonra ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalılar ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesi olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. 506 sayılı Kanunun 4. maddesinde sigortalıları çalıştıran gerçek ve tüzel kişiler işveren olarak tanımlanmıştır. Çalıştıran olgusu, tespiti istenen sürelere ilişkin hizmet akdinin tarafı konumunda olan ve hizmet akdini düzenleyen işvereni ifade etmektedir. Hizmet tespitine yönelik davalarda, çalışma ilişkisinin nitelik ve süresinin belirlenmesinde, bu yöndeki işyeri bilgi ve belgelerine ulaşılmada, kısacası, davanın sübutu ve verilen kararın infazı açısından, işverenin kim olduğunun bilinmesinde yasal zorunluluk vardır. Bu nedenle, sigortalının taraf olduğu hizmet akdinin hangi işverenler tarafından düzenlenmiş olduğu tespit edilip, hizmet tespitine yönelik davanın, anılan Yasa'nın 79/10. maddesine göre, sigortalıyı fiilen çalıştıran işverenlere yöneltilmesi gerekir. İnceleme konusu davada, davacı hareket görevlisi olarak 1998 Şubat ile 20.09.2013 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespitini talep etmiş olup, Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüyle ilamında belirtilen şekilde davacının davalı işverenler yanında çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de, talep konusu dönem içerisinde davacının davalı işverene ait işyerinde sürekli çalışma iddiası olup, hizmet cetvelinde dava dışı işyerinden bildiriminin bulunması karşısında, dava dışı işverene HMK m. 124 gereğince usulüne uygun bir biçimde husumet yöneltmesi için davacıya mehil verilip, dahil edilen işverenin göstereceği bütün deliller toplandıktan ve bu yerlerdeki bordro tanıkları da dinlenmek suretiyle, gerekli tüm soruşturma yapılıp, dava dışı işyerindeki çalışmaların varlığı, çalışmanın nerede, hangi işveren nezdinde geçtiği araştırılarak uyuşmazlık konusu yönler hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, tüm kanıtlar değerlendirilerek karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O hâlde, davalılar ve feri müdahil Kurum vekillerinin bu yönleri am...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 124

Tarafta iradî değişiklik

Benzer Kararlar

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/8205 · K. 2022/11225

26 Eylül 2022

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/3491 · K. 2022/4451

29 Mart 2022

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/9690 · K. 2022/11229

26 Eylül 2022

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/9154 · K. 2022/11157

26 Eylül 2022

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/6890 · K. 2022/10371

13 Eylül 2022

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/6689 · K. 2022/9107

15 Haziran 2022