Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 07/08/2014 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25/11/2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, önalım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 65 parselde kayıtlı 750 m2 yüzölçümlü "kargir iki ev, samanlık, müştemilat arsa" nitelikli taşınmazın 1/2 hissesine müvekkilinin malik olduğunu, muris babalarından intikal eden taşınmazın diğer 1/2 hissesine malik olan kardeşi ...'nun bu...
7. Hukuk Dairesi 2022/2049 E. , 2022/4034 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 07/08/2014 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25/11/2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R Dava, önalım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 65 parselde kayıtlı 750 m2 yüzölçümlü "kargir iki ev, samanlık, müştemilat arsa" nitelikli taşınmazın 1/2 hissesine müvekkilinin malik olduğunu, muris babalarından intikal eden taşınmazın diğer 1/2 hissesine malik olan kardeşi ...'nun bu hissesini 20/09/2013 tarihinde 150.000,00-TL bedelle davalıya sattığını, 21/07/2014 tarihinde satıştan haberi olan müvekkiline bu satış hakkında bilgi verilmediğini beyan ederek; önalım hakkı kapsamında taşınmazın davalı adına olan hissesinin iptaliyle davacı adına tescilini talep etmiştir. Davalı vekili; satıcı ...'nun kullanımına bırakılan yerin müvekkiline satılarak teslim edildiğini, bu kapsamda fiili taksimin varlığı nedeniyle ön alım hakkının kullanılamayacağını iddia ederek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece "davanın reddine" dair verilen ilk hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 20.09.2017 gün 2015/16097 Esas - 2017/6630 Karar sayılı bozma ilamı ile; "...Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması TMK'nun 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz. Kötü niyet iddiası 14.2.1951 gün ve 17/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir. Somut olaya gelince; mahkemece fiili taksim olgusunun varlığı nedeni ile davanın reddine karar verilmiş ise de tanıklar mahallinde 04.03.2015 tarihinde yapılan keşif sırasında dinlenmemiş duruşmada dinlenmiştir; tanıklar keşif sırasında dinlenilerek tanık beyanlarındaki çelişkiler giderilmemiştir, fen bilirkişi keşif sonucu düzenlediği rapor ve krokisinde dava konusu taşınmazda davacı ve davalıya pay satan paydaşın fiilen kullandıkları yerleri göstermemiştir. Bu durumda mahkemece mahallinde yeniden keşif yapılarak taraf tanıklarının keşif mahallind...