7201 sayılı Tebligat Kanununun 10. maddesinin 1. fıkrasındaki Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresine yapılır hükmü ile 6099 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucunda anılan maddeye eklenen 2. fıkrasındaki Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır hükmüne aykırı olarak, sanık ...ın yokluğunda verilen hükmün sorgusunda bildirdiği adrese tebliğe çıkartılmasından sonra iade edilmesi üzerine MERNİS adresine tebligat yapılması gerekirken, sorgu adresine 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebligat yapılmış olması nedeniyle yapılan tebliğ işlemi usulsüz olduğundan sanık ...ın öğrenme üzerine verdiği temyiz dilekçesi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede; Hükümden...
11. Ceza Dairesi 2019/5120 E. , 2022/11238 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme HÜKÜMLER : Mahkumiyet
7201 sayılı Tebligat Kanununun 10. maddesinin 1. fıkrasındaki Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresine yapılır hükmü ile 6099 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucunda anılan maddeye eklenen 2. fıkrasındaki Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır hükmüne aykırı olarak, sanık ...ın yokluğunda verilen hükmün sorgusunda bildirdiği adrese tebliğe çıkartılmasından sonra iade edilmesi üzerine MERNİS adresine tebligat yapılması gerekirken, sorgu adresine 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebligat yapılmış olması nedeniyle yapılan tebliğ işlemi usulsüz olduğundan sanık ...ın öğrenme üzerine verdiği temyiz dilekçesi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede; Hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanunun 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanunun 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK'nin 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanunun tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafileri ile sanıklar ... ve ...in temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 02.06.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.