A) Sanık ... hakkında verilen hüküm yönünden yapılan temyiz incelemesinde; Sanığın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 15.02.2016 tarihinde öldüğü belirlendiğinden, bu durumun kesin olarak tespiti halinde 5237 sayılı TCKnin 64/1 ve 5271 sayılı CMKnin 223/8. maddeleri uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması, B) Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında verilen hükümler yönünden yapılan temyiz incelemesinde; Sanık ...'ın yokluğunda verilen kararın, bilinen en son adresine öncelikle Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre tebliği gerekirken, doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince bilinen en son adresten farklı adrese yapılan tebliğ işlemi usulsüz olduğundan; sanığın öğrenme üzerine hükmü temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Hükümlerden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi...
11. Ceza Dairesi 2019/1419 E. , 2022/11299 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenleme HÜKÜM : Mahkumiyet
A) Sanık ... hakkında verilen hüküm yönünden yapılan temyiz incelemesinde; Sanığın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 15.02.2016 tarihinde öldüğü belirlendiğinden, bu durumun kesin olarak tespiti halinde 5237 sayılı TCKnin 64/1 ve 5271 sayılı CMKnin 223/8. maddeleri uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması, B) Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında verilen hükümler yönünden yapılan temyiz incelemesinde; Sanık ...'ın yokluğunda verilen kararın, bilinen en son adresine öncelikle Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre tebliği gerekirken, doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince bilinen en son adresten farklı adrese yapılan tebliğ işlemi usulsüz olduğundan; sanığın öğrenme üzerine hükmü temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Hükümlerden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanunun 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanunun 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK'nin 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanunun tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 02.06.2022 tarihinde 2009 takvim yılında sahte belge düzenleme suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen olağanüstü zaman aşımını süresi nazara alınarak düşmesi gerektiğine dair Başkan vekili ...ın karşı oyu ile oy çokluğuyla diğer yönlerden ise oy birliğiyle karar verildi.
KARŞI OY
Dairemizin yukarıda esas ve karar numaraları belirtilen 02/06/2022 tarihli, ilamındaki hükümlerin tamamının bozulması yönündeki çoğunluk görüşüne aşağıdaki sebeplerle kısmen katılmıyorum. Sayın çoğunlukla ortaya çıkan aykırılığın konusu her biri bağımsızlığını koruyan ancak zincirleme şekilde işlenen suçlar yönünden zaman aşımının ayrı ayrı mı yoksa son işlenen suç tarihinden geriye doğru (zincirdeki suçların tamamını kapsayacak şekilde) bir bütün olarak mı hesaplanacağına ilişkindir. İnceleme konusu yerel mahkeme kararında sahte fatura düzenleme eylemleri ile ilgili olarak sanık hakkında birden fazla takvim yılına (2009, 2010, 2011 takvim yılları) ilişkin ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri kurulduğu anlaşılmaktadır. Zincirleme suç hükümlerini düzenleyen TCKnin 43/1 maddesine göre; Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir ceza...