Suç : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme Hüküm : TCK'nın 220/7 maddesi delaletiyle 314/2, 220/7-2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca mahkumiyetine dair Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Bölge adliye mahkemesi kararına yönelik olarak sanık müdafii tarafından yasal süre içerisinde gerekçe içermeyen temyiz dilekçesi verildiği, sanık müdafii tarafından verilen ayrıntılı temyiz dilekçesinin de, gerekçeli kararın sanık müdafiine tebliğ edildiği 19.02.2019 tarihinden sonra, CMK'nın 295. maddesinde belirtilen 7 günlük süreyi aşacak şekilde 05.03.2019 tarihinde sunulduğu görülmüş ise de, bölge adliye mahkemesi gerekçeli kararının hüküm fıkrasında ve sanık müdafiine gerekçeli...
3. Ceza Dairesi 2021/2714 E. , 2022/3593 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ceza Dairesi Suç : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme Hüküm : TCK'nın 220/7 maddesi delaletiyle 314/2, 220/7-2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca mahkumiyetine dair
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Bölge adliye mahkemesi kararına yönelik olarak sanık müdafii tarafından yasal süre içerisinde gerekçe içermeyen temyiz dilekçesi verildiği, sanık müdafii tarafından verilen ayrıntılı temyiz dilekçesinin de, gerekçeli kararın sanık müdafiine tebliğ edildiği 19.02.2019 tarihinden sonra, CMK'nın 295. maddesinde belirtilen 7 günlük süreyi aşacak şekilde 05.03.2019 tarihinde sunulduğu görülmüş ise de, bölge adliye mahkemesi gerekçeli kararının hüküm fıkrasında ve sanık müdafiine gerekçeli kararı tebliğ eden tebligat zarfında CMK'nın 295. maddesinde düzenlenen 7 günlük süreye ilişkin bir ihtaratın bulunmadığı anlaşıldığından temyiz başvurularının süresinde yapıldığı kabul edilerek yapılan incelemede, Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Bozma üzerine yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden sair temyiz itirazlarının esastan reddine, ancak; Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım ettiği kabul edilen sanık hakkında temel ceza belirlenirken TCK'nın 314/3 maddesinin de delalet maddesi olarak gösterilmesi gerektiği gözetilmeksizin atıf maddesi olarak sadece TCKnın 220/7. maddesinin gösterilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılması gerektirmeyen bu hususun 5271 sayılı CMK'nın 303/1-c. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükmün ikinci maddesindeki "5237 sayılı TCK'nın 220/7. maddesi delaleti ile TCK'nın 314/2" ibaresinin çıkarılıp yerine TCK'nın 314/3 ve 220/7. maddeleri delaletiyle TCK'nın 314/2 ibaresinin yazılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyl...