Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 11.07.2017 tarih ve 2017/391 E. - 2017/726 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalıya mal sattığını ve teslim ettiğini, ancak davalının bedelini ödemediğini, her ne kadar davalı tarafça, müvekkili ile aralarında ticarî ilişki bulunmadığı ve takip konusu faturanın müvekkili şirkete iade edildiği iddia edilmiş ise de, bu durumun doğru olmadığını, davalıya gönderilen ihtarnameye rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek itirazın iptali ile asıl alacağın %40ı...
11. Hukuk Dairesi 2022/2807 E. , 2022/4570 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 11.07.2017 tarih ve 2017/391 E. - 2017/726 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalıya mal sattığını ve teslim ettiğini, ancak davalının bedelini ödemediğini, her ne kadar davalı tarafça, müvekkili ile aralarında ticarî ilişki bulunmadığı ve takip konusu faturanın müvekkili şirkete iade edildiği iddia edilmiş ise de, bu durumun doğru olmadığını, davalıya gönderilen ihtarnameye rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek itirazın iptali ile asıl alacağın %40ı oranından az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin davacıya 77.555.- TL bedelli yedi adet makine parçası siparişi verdiğini, bu siparişe istinaden işleyen cari hesaba mahsuben 49.825.- TL ödeme yaptığını, müvekkilince sipariş edilen malların teslim edilmesinden sonra yapılan incelemede bir kısmında kusur tespit edildiğini ve davacının bu ürünleri geri aldığını, iade edilen ürünlerin bilahare müvekkiline yeniden teslim edildiğini, ancak teslim edilen ürünlerde hata olduğunun saptandığını ve davacıdan bunları geri almasının istendiğini, davacının ürünleri geri almaktan kaçındığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, takibe dayanak faturaya konu edilen dişlilerin ayıplı olması nedeniyle davacının davalıdan talep edecek alacağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyii üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi'nin 22.02.2017 tarih 2016/7123 Esas - 2017/1365 Karar sayılı ilamıyla kararın bozulmasına karar verilmesi sonrasında mahkemece 11.07.2017 tarih 2017/391 Esas, 2017/726 Karar sayılı ilamıyla önceki kararda direnilmesine, davanın reddine karar verilmiştir. Direnme kararının, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi'nin 31.01.2018 tarih 2017/4447 Esas, 2018/302 Karar sayılı ilamı ile bozma kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan temyiz incelemesinin yapılmak üzere dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na gönderilmesine karar verilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.12.2021 tarih 2018/(19)11-361 Esas, 2021/11716 Karar sayılı ilamıyla, bozma sonrası yapılan yargılamada, önceki karar gerekçesi yanında, davalının süresi içinde düzenleyip davacıya gönderdiği ayıba ilişkin faturanın davacı tarafından alınıp itiraz edilmeden ticarî defterlerine kaydedildiği bilirkişi raporu ile belirlendiğinden davalının ayıp iddiasını ispat ettiğinin kabulünün g...