Taraflar arasındaki muarazanın önlenmesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, ... olduğunu, davalı kurumun 20/12/2013 tarihli kararı ile 2012 yılı protokolünün 5.3.2 maddesi gereğince reçete arkasında bulunan imzanın reçete sahibine veya ilaçların teslim edildiği yakınına ait olmadığı iddiası ile 1. kez uyarılmasına, aynı protokolün 5.3.10 maddesi gereğince kurumu zarara uğratmak amacıyla kasıtlı olarak kuruma sahte fatura ettiği iddiası ile 1. kez uyarılmasına, aynı protokolün 5.3.14 maddesi gereğince bir hastanın eczaneye yönlendirildiği iddiasıyla 3 ay süreyle sözleşmenin feshine ve 222.184,63-TL'lik cezai...
3. Hukuk Dairesi 2022/2493 E. , 2022/5504 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ VEK. AV. ...
Taraflar arasındaki muarazanın önlenmesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, ... olduğunu, davalı kurumun 20/12/2013 tarihli kararı ile 2012 yılı protokolünün 5.3.2 maddesi gereğince reçete arkasında bulunan imzanın reçete sahibine veya ilaçların teslim edildiği yakınına ait olmadığı iddiası ile 1. kez uyarılmasına, aynı protokolün 5.3.10 maddesi gereğince kurumu zarara uğratmak amacıyla kasıtlı olarak kuruma sahte fatura ettiği iddiası ile 1. kez uyarılmasına, aynı protokolün 5.3.14 maddesi gereğince bir hastanın eczaneye yönlendirildiği iddiasıyla 3 ay süreyle sözleşmenin feshine ve 222.184,63-TL'lik cezai şartın tahsiline karar verildiğini, ancak sözleşmeye aykırı bir eyleminin bulunmadığını ve kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, 20/12/2013 tarihli kararının hukuka ve protokole aykırı olduğunun tespiti ile hükümsüzlüğüne ve muarazanın men'ine karar verilmesini istemiştir. Davalı, gelen şikayetler üzerine inceleme başlatıldığını, reçete sahiplerinin beyanları üzerine işlem tesis edildiğini ve işlemin hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece 24/03/2015 tarihinde, davanın kabulüne dair verilen karar, davalının temyizi üzerine (kapatılan) 13. Hukuk Dairesince verilen 05/10/2017 tarihli ve 2015/20693 E. 2017/9156 K. sayılı kararla "1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-.... Protokolün 5.3.2 ve 5.3.5 maddelerine ilişkin olarak hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda yapılan değerlendirmede; eczacının ilacı verdiği şahsın kimlik bilgilerini sorgulamasının yasalara aykırı olduğu, protokol hükümlerine göre bu maddenin konulmasının eczacıya sorgulama yetkisi vermediği yönünde görüş bildirişmiştir. Ne var ki; soruşturma raporunda ismi geçen kişiler ilaçları almadıklarını beyan ettikleri gibi taraflar arasındaki protokol uyarınca davacı eczanenin ibraz edilen reçetelerin arkasına ilaçları teslim alan kişilerin kimlik bilgilerini yazması gerektiği, davacının kendisinin de taraf olarak imzaladığı protokol hükümlerine göre kimlik tespiti yapma yükümlülüğü altında olduğu kabul edilmelidir. Mahkemece, değinilen hususlar gözetilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir." gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davanın reddine karar verilmiş, hüküm; davacı tarafından temyiz ed...