"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesi hükmünde kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere karşı kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak dava açılamayacağı açıklanmıştır. Bu sürenin hak düşürücü nitelikte olduğu ve taraflarca öne sürülmese bile mahkemece kendiliğinden değerlendirileceği kuşkusuzdur. Somut olaya gelince; toplanan delillerden 264 ada 7 parsel sayılı taşınmazın, altı dükkan iki katlı kargir bina niteliği ile tapuya kayıtlı olduğu, iskan ruhsatları, evlilik kaydı ve tanık...
7. Hukuk Dairesi 2010/2160 E. , 2010/4859 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesi hükmünde kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere karşı kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak dava açılamayacağı açıklanmıştır. Bu sürenin hak düşürücü nitelikte olduğu ve taraflarca öne sürülmese bile mahkemece kendiliğinden değerlendirileceği kuşkusuzdur. Somut olaya gelince; toplanan delillerden 264 ada 7 parsel sayılı taşınmazın, altı dükkan iki katlı kargir bina niteliği ile tapuya kayıtlı olduğu, iskan ruhsatları, evlilik kaydı ve tanık anlatımlarıyla dava konusu muhdesatın kadastro tespitinden önce meydana getirildiği, muhdesatın üzerinde bulunduğu 264 ada 7 parsel sayılı taşınmazın tespitinin kesinleştiği 02.03.1970 tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesi hükmünde sözü edilen kamu düzenine ilişkin 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz ise de bu yanılgı sonuca etkili olmadığından, davacının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile gerekçesi bakımından yanılgılı ancak sonucu bakımından doğru olan hükmün ONANMASINA, peşin ödenen harcın mahsubu ile eksik ödenen 1.55 TL harcın davacı taraftan alınmasına, 21.09.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.