Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2024/23998 · K. 2024/8782
YargıtayYargıtay 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E. 2024/23998 K. 2024/8782

E. 2024/23998K. 2024/878218 Kasım 2024
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/157 E. 2022/307 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma HÜKÜM : Mahkumiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Onama Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 03.04.2024 tarihli ve 2022/3197 Esas, 2024/3035 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.09.2024 tarihli ve KD - 2024/77548 Karar Düzeltme sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanunun 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, "... sanığın, katılanlar ... ve ...'ya yönelik, kollarından tutup ittirerek tuvalette başörtülerini...

Karar Metni

8. Ceza Dairesi 2024/23998 E. , 2024/8782 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/157 E. 2022/307 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma HÜKÜM : Mahkumiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Onama Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 03.04.2024 tarihli ve 2022/3197 Esas, 2024/3035 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.09.2024 tarihli ve KD - 2024/77548 Karar Düzeltme sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanunun 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, "... sanığın, katılanlar ... ve ...'ya yönelik, kollarından tutup ittirerek tuvalette başörtülerini çıkarmaya zorlamak ve yine aynı şekilde okul idaresinden izin almaları için katılanları kollarından çekiştirerek okul müdürünün odasına yönlendirmek şeklindeki eylemlerini, o tarihlerde geçerli olan kılık kıyafet yönetmeliğinin hükümlerini uygulamak amacıyla yaptığı ve bu eylemlerin, ağırlık, süre ve nitelik açısından kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturacak düzeye ulaşmadığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki katılanların yönetmelik hükümlerine uyarak başlarından örtülerini çıkarmaları halinde sanığın kendilerine engel olmak için bir nedenin de kalmayacağı açıktır. Sonuç olarak, suç tarihlerinde kat nöbetçi öğretmeni olarak görev yapan sanığın, yaşananları okul nöbet defterine not edip okul yönetimine bildirmek yerine, görevin gereklerinin sınırını aşıp, fiili güç kullanarak katılanların başörtülü şekilde okuldan ayrılmalarına izin vermemek suretiyle görevini kötüye kullandığı ve bu yöndeki eylemlerinin kül halinde TCK'nın 257/1 maddesinde düzenlenen "Görevi kötüye kullanmak" suçunu oluşturduğu halde, eylemlerin nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek, ilk derece mahkemesince verilen, sanığın katılan sayısınca iki kez kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmasına ilişkin hükümlerinin onanması yönündeki Yüksek Daire kararı hukuka aykırılık oluşturmaktadır." açıklaması yapılarak, sanığın katılanlar ... ve ...'ya yönelik eylemleri nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan (iki kez) hükmolunan mahkumiyet hükümlerinin bozulması gerektiği talebine ilişkindir. II. GEREKÇE 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu, mağdurun hukuka aykırı şekilde bir yerde alıkonulması veya bir yere gitme hürriyetinden yoksun bırakılması ile oluşmaktadır. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma süresinin kısa veya uzun olmasının suça etkisi olmadığı gibi bu suçun manevi unsuru, failin, mağduru kişisel özgürlüğünden yoksun bırakmaya yönelik hareketleri gerçekleştirmeyi istemesi ve bilmesi, yani genel kasttır; suçun ... şeklinin oluşumu...