Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2020/9431 · K. 2022/7483
Yargıtay10. Ceza Dairesi

E. 2020/9431 K. 2022/7483

E. 2020/9431K. 2022/74838 Haziran 2022
iptal kararıtedbir kararı
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Hüküm : Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine mahkûmiyet Dosya incelendi GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1) Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından sanığa cezaevinde yapılan 11/04/2014 tarihli çağrıya ilişkin tebliğin tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına ilişkin gerekli bilgilendirme ve uyarıyı içermediği, tahliye olduktan sonra Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne başvuruda bulunmayan sanığa 16/12/2014 tarihinde yapılan uyarı davetinin ise doğrudan sanığın MERNİS adresine, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği ve usule uygun tebliğ yapılmadığı anlaşılmakla; tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının infazının...

Karar Metni

10. Ceza Dairesi 2020/9431 E. , 2022/7483 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi

Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Hüküm : Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine mahkûmiyet Dosya incelendi GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1) Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından sanığa cezaevinde yapılan 11/04/2014 tarihli çağrıya ilişkin tebliğin tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına ilişkin gerekli bilgilendirme ve uyarıyı içermediği, tahliye olduktan sonra Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne başvuruda bulunmayan sanığa 16/12/2014 tarihinde yapılan uyarı davetinin ise doğrudan sanığın MERNİS adresine, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği ve usule uygun tebliğ yapılmadığı anlaşılmakla; tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının infazının devamına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine hükmolunması, 2) Suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan TCKnın 191. maddesinde sanığa isnat edilen suç için temel ceza miktarının "bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası" olarak belirlendiği; hükümden sonra yürürlüğe giren 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile başlığıyla birlikte yeniden düzenlenmiş olan 5271 sayılı CMK'nın "Basit Yargılama Usulü" başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Asliye Ceza Mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan "01/01/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz." şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19/08/2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli ve 2020/16 esas, 2020/33 sayılı iptal kararı ile, "...kovuşturma evresine geçilmiş..." ibaresinin, aynı bentte yer alan "...basit yargılama usulü..." yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanunu'nda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; "mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir." şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının neticeleri iti...

Atıf Yapılan Mevzuat

full_scan_v1Kanun

7201 sayılı Tebligat Kanunu, m. 2

(Değişik birinci fıkra: 6/6/1985-3220/2 md.) Diğer kanunlarda özel

Benzer Kararlar

Yargıtay10. Ceza Dairesi

E. 2020/9454 · K. 2022/8280

22 Haziran 2022

Yargıtay10. Ceza Dairesi

E. 2020/9387 · K. 2022/7866

15 Haziran 2022

Yargıtay10. Ceza Dairesi

E. 2020/9561 · K. 2022/9420

21 Eylül 2022

Yargıtay10. Ceza Dairesi

E. 2020/9644 · K. 2022/9365

20 Eylül 2022

Yargıtay10. Ceza Dairesi

E. 2020/9679 · K. 2022/8989

13 Eylül 2022

Yargıtay10. Ceza Dairesi

E. 2020/9497 · K. 2022/7557

9 Haziran 2022