Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2010/5236 · K. 2010/6829
YargıtayYargıtay 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E. 2010/5236 K. 2010/6829

E. 2010/5236K. 2010/682930 Kasım 2010
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece tapu kaydının beyanlar hanesinde taşınmaz üzerindeki muhdesatların dava dışı ... ...a ait olduğunun gösterildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma ile toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesi hükmünde kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere karşı kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak dava açılamayacağı açıklanmıştır. Bu sürenin hak düşürücü nitelikte olduğu ve taraflarca...

Karar Metni

7. Hukuk Dairesi 2010/5236 E. , 2010/6829 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece tapu kaydının beyanlar hanesinde taşınmaz üzerindeki muhdesatların dava dışı ... ...a ait olduğunun gösterildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma ile toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesi hükmünde kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere karşı kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak dava açılamayacağı açıklanmıştır. Bu sürenin hak düşürücü nitelikte olduğu ve taraflarca öne sürülmese bile mahkemece kendiliğinden değerlendirileceği kuşkusuzdur. Ne var ki mahkemece dava konusu muhdesatın üzerinde yer aldığı 661 ada 8 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tespit tutanağı dosya içerisine getirtilmediği gibi, taşınmaz başında keşif de yapılmadığından, taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde gösterilen ev ile görülen davada uyuşmazlık konusu olan üç katlı binanın aynı muhdesat olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Hal böyle olunca; öncelikle taşınmaza ait kadastro tespit tutanağı ilgili Tapu Sicil Müdürlüğü'nden getirtilerek dosya içerisine alınmalı, daha sonra taşınmaz başında keşif yapılarak dava konusu muhdesatın taşınmazın tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilen muhtesatla aynı muhtesat olup olmadığı belirlenmeli, muhdesatların aynı oldukları belirlendiği takdirde az yukarıda açıklanan hak düşürücü süre değerlendirilmeli, muhdesatların farklı olduklarının belirlenmesi halinde ise davaya ilişkin taraflarca gösterilecek deliller toplanmalı, toplanan ve toplanacak tüm deliller bir arada değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece böylesine bir uygulama yapılmaksızın eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm verilmesi isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin ödenen 91,05 TL temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 30.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.