Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2009/7209 · K. 2010/2678
YargıtayYargıtay 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E. 2009/7209 K. 2010/2678

E. 2009/7209K. 2010/26783 Mayıs 2010
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 102 ada 19 parsel sayılı 2.299,33 m² yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak davalı hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece davalı hazineye ait 1963 yılında 4753 sayılı Yasa ile hazine adına oluşturulan 8.11.1963 tarih ve 471 sayılı tapu kaydının taşınmazı kapsadığı, tapunun tesisinden geriye doğru davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro...

Karar Metni

7. Hukuk Dairesi 2009/7209 E. , 2010/2678 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 102 ada 19 parsel sayılı 2.299,33 m² yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak davalı hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece davalı hazineye ait 1963 yılında 4753 sayılı Yasa ile hazine adına oluşturulan 8.11.1963 tarih ve 471 sayılı tapu kaydının taşınmazı kapsadığı, tapunun tesisinden geriye doğru davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 46. maddesinde öngörülen 20 yıl süre ile malik sıfatıyla zilyetlik koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Taşınmazın bulunduğu bölgede Toprak Komisyonunca 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmalarda kadastro tespiti sırasında taşınmaza uygulanan ve uyduğu tespit edilen 8.11.1963 tarih ve 471 sayılı tapu kaydı ile taşınmaz davalı hazine adına tescil edilmiştir. Davalı hazineye ait tapu kaydının dayanağını teşkil eden 20.7.1963 tarihli belirtmelik tutanağında 108 sayılı tevzi parselinin kanunları uyarınca hazineye intikal ettiği, 1937 tarih 18-20 tahrir sayılı vergi kayıtları ile hazine adına kayıtlı olduğu, 1951 yılında köye gelen şahısların Hazineye icar ödeyerek kullandığı belirtilmek suretiyle Hazine adına tapu kaydı oluşturulmuştur. Mahkemece kadastro tespiti sırasında uygulanan 8.11.1963 tarih ve 471 sayılı tapu kaydının tevzi haritası getirtilmemiş, keşifte uygulanmamış, haritası yoksa kaydın Hazine, mera, Tiloran yolu, Miçiçyolu olan hudutları ile gayri sabit hudutlu olması nedeniyle miktarına göre kapsamı belirlenmemiştir. Yine bu tapu kaydının kadastro tespiti sırasında revizyon gördüğü parseller bulunup bulunmadığı, Kadastro Müdürlüğünden de sorularak revizyon görmüş ise dıştan komşu parsellerin kadastro tespit tutanak örnekleri getirtilerek değerlendirilmemiştir. Belirtmelik tutanağında uygulandığı vurgulanan 1937 tarih 18-20 tahrir numaralı vergi kayıtlarının hazine adına oluşma nedeni araştırılmamış ve buna ilişkin belgeler de getirtilmemiş, vergi kaydında gösterilen dimin ne anlam taşıdığı mahalli bilirkişilerden sorulmamış, dosyaya getirtilen nüfus kayıt örneğinden belirtmelik bilirkişilerinin ölü olduğu anlaşılmakta ise de belirtmelik tutanağında muhtar ve aza olarak imzası bulunan şahısların ölü olup olmadıkları araştırılmamış, sağ iseler belirtmelik tutanağının içeriği hakkında tanık olarak bilgilerine başvurulmamıştır. 3402 Sayı...