Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2010/6907 · K. 2010/8220
YargıtayYargıtay 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E. 2010/6907 K. 2010/8220

E. 2010/6907K. 2010/82209 Temmuz 2010
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni" Sahte vekaletname düzenleyip kullanmak suçundan sanıklar Nadi Çeteci ve Halit Aymaz'ın 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 342/2.maddesi gereğince 4 yıl ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına diğer sanık İbrahim Kasapoğlu'nun ise 765 sayılı Kanun'un 342/2, 81/1.maddeleri uyarınca 4 yıl 4 ay ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Giresun Ağır Ceza Mahkemesinin 10.07.1997 tarihli ve 1995/75 Esas, 1997/127 sayılı kararının infazı sırasında, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, anılan Kanun'un lehe olmadığından bahisle reddine ilişkin Giresun Ağır Ceza Mahkemesinin 20.06.2005 tarihli ve 2005/223-212 sayılı ek kararını kapsayan tüm dosya kapsamına göre; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3.maddesindeki "lehe...

Karar Metni

11. Ceza Dairesi 2010/6907 E. , 2010/8220 K. "İçtihat Metni" Sahte vekaletname düzenleyip kullanmak suçundan sanıklar Nadi Çeteci ve Halit Aymaz'ın 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 342/2.maddesi gereğince 4 yıl ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına diğer sanık İbrahim Kasapoğlu'nun ise 765 sayılı Kanun'un 342/2, 81/1.maddeleri uyarınca 4 yıl 4 ay ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Giresun Ağır Ceza Mahkemesinin 10.07.1997 tarihli ve 1995/75 Esas, 1997/127 sayılı kararının infazı sırasında, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, anılan Kanun'un lehe olmadığından bahisle reddine ilişkin Giresun Ağır Ceza Mahkemesinin 20.06.2005 tarihli ve 2005/223-212 sayılı ek kararını kapsayan tüm dosya kapsamına göre; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3.maddesindeki "lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir" şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa ya da cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden evrak üzerinde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 21.11.2008 gün ve 2008/13612-58603 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 19.12.20008 gün ve KYB.2008256285 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderilmiş ve Dairemizin 02.10.2009 gün ve 2008/21258 E. 2009/11116 K. Sayılı kararı ile bahse konu ek kararın usulüne uygun olarak kesinleşip kesinleşmediğinin denetlenmesi amacıyla; hükümlünün hangi tarihte cezaevine alındığı ve hükmün tebliğ edildiği 02.09.2008 tarihinde cezaevinde bulunup bulunmadığı hususları araştırılarak, düzenlenecek evrakın da eklenip, dosyanın kanun yararına bozma isteminin incelenmesi yapılmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiş, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 19.04.2010 gün ve 2008/4664-25108 sayılı yazısı ile ikmal edildiği anlaşılan dosya, üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.04.2010 havale tarihli derkenar yazısı ile Dairemize sunulmakla; gereği görüşüldü: 5271 Sayılı CMKnın 309. maddesinde düzenlenen kanun yararına bozma kesin olan ya da temyiz edilmeden kesinleşen hükümlere karşı başvurulan olağanüstü bir yasa yoludur. Henüz kesinleşmeyen kararın kanun yararına incelenmesi olanaksızdır. Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 07.11.2006 gün ve 2006/6-213 ...