Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Bakanlığına bağlı işyerinde alt işveren işçisi olarak çalıştığını, yemek ve servis yardımlarından faydalandığını ancak fesih tarihi itibarıyla ayni yardımların parasal değerinin bilinmediğini, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı neden olmaksızın feshedildiğini, kullanmadığı yıllık izinlerinin karşılığı ücretlerin ödenmediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini ve davacının taleplerinden sorumluluğunun bulunmadığını, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve aldırılan bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne dair verilen...
9. Hukuk Dairesi 2022/5871 E. , 2022/7217 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi AVUKAT ... DAVA TÜRÜ : ALACAK
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Bakanlığına bağlı işyerinde alt işveren işçisi olarak çalıştığını, yemek ve servis yardımlarından faydalandığını ancak fesih tarihi itibarıyla ayni yardımların parasal değerinin bilinmediğini, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı neden olmaksızın feshedildiğini, kullanmadığı yıllık izinlerinin karşılığı ücretlerin ödenmediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini ve davacının taleplerinden sorumluluğunun bulunmadığını, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve aldırılan bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne dair verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 20.05.2014 tarihli ve 2013/30725 Esas, 2014/13734 Karar sayılı kararı ile dava konusu edilen kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti alacağının gerçekte belirli alacak olmaları ve belirsiz alacak davasına konu edilemeyekleri, bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti alacağı yönünden hukuki yarar yokluğundan davanın reddi gerekirken yazılı şekilde esasa girilerek karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle Mahkeme kararı bozulmuştur.
Mahkemenin 01.12.2014 tarihli ve 2014/503 Esas, 2014/629 Karar sayılı kararı ile bozma kararına karşı direnilmesine karar verilmiştir.
Direnme kararı, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.12.2020 tarihli ve 2015/3110 Esas, 2020/975 Karar sayılı kararıyla dava değerinin para ile ölçülebilir nitelikte olduğundan 492 sayılı Harçlar Kanununun (492 sayılı Kanun) 28 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince dava değeri üzerinden hesaplanacak karar ve ilâm harcının dörtte birinin peşin olarak ödenmesi gerektiği, bununla birlikte davacının, dava açarken nispi peşin harç yatırmayıp sadece maktu harç yatırdığından ve buna göre 492 sayılı Kanunun 32 nci maddesi gereğince herhangi bir işlem yapılamayacağından, Mahkemece harç eksikliğinin tamamlattırılması ve daha sonra işin esasının incelenmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesine göre uygulanmakta olan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 429 uncu maddesi gereğince usulden bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.12.2020 tarihli ve 2015/3110 Esas , 2020/975 Karar sayılı usul bozması üzerine Mahkemenin 25.02.2021 tarihli ve 2021/29 Esas, 2021/131 karar sayılı kararı ile Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 2013/30725...