"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi HÜKÜM : Esastan ret Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 117.960,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor...
11. Hukuk Dairesi 2021/4777 E. , 2023/312 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi HÜKÜM : Esastan ret Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 117.960,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalılar arasında eskiden ticari ortaklık ilişkisi mevcut olduğunu, davalıların bu ilişkiden kaynaklanan alacağı bulunduğu iddiasıyla davacı aleyhine icra takibi başlattığını, davalıların 2016 yılı Eylül ayı itibari ile icra dosyasını 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (6102 sayılı Kanun) 54 ve devamı maddelerine aykırı olarak kişisel husumet ve öç duygularını tatmin için bir araç olarak kullanmaya başladığını, davalıların söz konusu icra dosyasından, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 89 uncu maddesi hükmünde alacaklıya tanınan hakkı kötüye kullanarak davacının herhangi bir borç alacak ilişkisi olmadığını bildiği hâlde bine yakın kişi, kurum ve kuruluşa haciz ihbarnameleri gönderdiğini, davalıların bu işlemlerdeki amacının davacının ticari itibarını zedelemek, mevcut ve potansiyel ticari çevresi ile ilişkisine son vermek, davacıyı rakip olarak ortadan kaldırmak olduğunu ileri sürerek haksız rekabetin tespitini, meni'ini, haciz ihbarnamelerinin iptalini, yeni haciz ihbarnamesi gönderilmemesini ve 20.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı aleyhine 2014 yılında 1.402.485,99 TL alacak için icra takibini başlatıldığını, alacağın tahsil edilemediğini, davacının haciz ihbarnamelerinin usulsüz olduğu iddiasını şikayet yoluyla icra mahkemesi nezdinde ileri sürmesi gerektiğini, icra takip işlemlerinin haksız rekabet olarak nitelendirilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların takip alacaklısı olarak davacı hakkında icra takibi başlattığı, takip konusu borcun tahsili için çok sayıda şirket, kuruluş, dernek, eğitim kurumu, üniversiteler, medya kuruluşları, basın yayın organlarının sahibi, çalışanı, köşe ...