"İçtihat Metni" Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : TCK'nın 85/2, 62, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet savcısı. Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii, katılanlar vekili ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin kusur kabulünün yerinde olmadığına, katılanlar vekili ise sanığa verilen cezanın yetersiz olduğuna dair yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sanığın üzerine atılı taksirle öldürme suçundan hapis cezası ile mahkumiyetine hükmedildiği, sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının uzun süreli de olsa 5237 sayılı TCK'nın 50/4 maddesi gereğince seçenek...
12. Ceza Dairesi 2012/33839 E. , 2013/20529 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : TCK'nın 85/2, 62, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet savcısı. Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii, katılanlar vekili ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin kusur kabulünün yerinde olmadığına, katılanlar vekili ise sanığa verilen cezanın yetersiz olduğuna dair yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sanığın üzerine atılı taksirle öldürme suçundan hapis cezası ile mahkumiyetine hükmedildiği, sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının uzun süreli de olsa 5237 sayılı TCK'nın 50/4 maddesi gereğince seçenek yaptırımlardan adli para cezasına çevrilebileceği, tam kusurlu olmayıp asli kusuru ile kazaya sebebiyet veren sanığın sabıkasının olmamasına, sosyal ve ekonomik durumu ile duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir kişilik durumunun bulunmamasına rağmen hükümde "sanığın kişiliği ile suçun işlenmesindeki özellikler" şeklindeki yerinde olmayan gerekçelerle, TCK'nın 50. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafii ile mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUKun 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 18.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.