"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı, bozma kararı üzerine direnme yoluyla Hatay 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 27.10.2020 tarihli ve 2019/291 Esas, 2020/213 Karar sayılı kararın, onanmasına ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.03.2023 tarihli ve 2021/(14)7-846 Esas, 2023/166 Karar sayılı kararının, karar düzeltme yoluyla incelenmesi davacı vekili tarafından verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, Hukuk Genel Kurulunca dilekçe, düzeltilmesi istenen karar ve dosyadaki ilgili bütün belgeler okunduktan sonra gereği düşünüldü: Hukuk Genel Kurulunun kararında yer alan açıklamalara göre, 6217 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa eklenen Geçici Madde 3 atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440 ıncı maddesinde sayılan sebeplerden...
Hukuk Genel Kurulu 2023/727 E. , 2023/1102 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı, bozma kararı üzerine direnme yoluyla Hatay 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 27.10.2020 tarihli ve 2019/291 Esas, 2020/213 Karar sayılı kararın, onanmasına ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.03.2023 tarihli ve 2021/(14)7-846 Esas, 2023/166 Karar sayılı kararının, karar düzeltme yoluyla incelenmesi davacı vekili tarafından verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, Hukuk Genel Kurulunca dilekçe, düzeltilmesi istenen karar ve dosyadaki ilgili bütün belgeler okunduktan sonra gereği düşünüldü: Hukuk Genel Kurulunun kararında yer alan açıklamalara göre, 6217 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa eklenen Geçici Madde 3 atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440 ıncı maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uygun olmayan karar düzeltme isteminin REDDİNE, Aynı Kanunun 442/3 ve 4421 sayılı Kanunun 4/b-1 maddeleri gereğince takdiren 1.470,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine,15.11.2023 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi. "K A R Ş I O Y" Davalıların 2510 sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu dönemde 15.03.1996 tarihinde Mahalli İskân Komisyonu kararıyla hak sahibi sayıldıkları, davaya konu olan taşınmazın davalılara tahsisinin hak sahipliğine bağlı olarak yapıldığı, 06.04.2012 tarihinde ise hak sahipliğinin iptaline karar verildiği, hak sahipliğini iptal eden idari işleme karşı idari yargıda açılan iptal davasının bu dava açıldıktan sonra verilen kararla reddedildiği ve ret kararının 09.09.2014 tarihinde kesinleştiği uyuşmazlık konusu değildir. Davalıların hak sahibi sayılması ve buna bağlı taşınmaz tahsisi yapılması 5543 sayılı İskân Kanun'unun yürürlüğe girdiği tarihten önce gerçekleşmiştir. Bu durumda davalıların tahsise ilişkin hak ve yükümlülüklerin kapsamı da kural olarak tahsisin yapıldığı tarihte yürürlükte olan 2510 sayılı İskân Kanunu hükümlerine göre saptanacaktır. Kural olarak böyle olsa da aksine bir düzenleme bulunması hâlinde kurala istisna getiren özel düzenlemenin uygulanması gerekecektir. Nitekim 5543 sayılı İskân Kanunu'nda 2510 sayılı İskân Kanunu kapsamında hak sahibi olanlar için getirilmiş istisna düzenlemeler de bulunmaktadır. Geçici, 2, 7 ve 10 uncu madde hükümleri bu kapsamda yapılmış düzenlemelerdir. 5543 sayılı İskân Kanunu'na 6495 sayılı Kanunla eklenen ve 02.08.2013 tarihinde yürürlüğe giren geçici 7/3 üncü maddede; mülga 2510 sayılı Kanuna göre hak sahibi olanların hak sahiplikleri herhangi bir koşul aranmaksızın bu Kanuna göre devam eder. hükmü getirilmiştir. Bu hükmün eldeki uyuşmazlığa uygulanıp uygulanamayacağı noktasında özel daire ile mahkeme arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Geçici 7/3 üncü madde düzenlemesi çok açık olup, bu hüküm ile hak sahipliği önceden iptal edilmiş olanlar için yeni bir hak sahipliği statüsü ...