"İçtihat Metni" YARGITAY DAİRESİ : 8. Ceza Dairesi MAHKEMESİ : İSTANBUL 13. Asliye SAYISI : 398-1006 I. HUKUKİ SÜREÇ İftira suçundan sanık ...'nun beraatine ilişkin İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 21.03.2014 tarihli ve 312-68 sayılı hükmün, katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 11. Ceza Dairesince 05.04.2017 tarih ve 8400-2505 sayı ile; "Sanığın iş yerinin reklam ve adisyon fişlerini katılanın iş yerinde bastırdığı ve bunun karşılığı olan fatura bedeli olarak da suça konu senedi düzenlenmiş olarak çalışanı vasıtasıyla katılana verdiği, suça konu bononun ödenmemesi üzerine katılan tarafından İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün 2012/25325 esas sayılı dosyası üzerinde takibe konulması üzerine sanık tarafından katılan hakkında sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından şikâyetçi olduğunun kabul edilmesi karşısında, sanığın üzerine atılı iftira...
Ceza Genel Kurulu 2021/37 E. , 2023/394 K. "İçtihat Metni" YARGITAY DAİRESİ : 8. Ceza Dairesi MAHKEMESİ : İSTANBUL 13. Asliye SAYISI : 398-1006 I. HUKUKİ SÜREÇ İftira suçundan sanık ...'nun beraatine ilişkin İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 21.03.2014 tarihli ve 312-68 sayılı hükmün, katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 11. Ceza Dairesince 05.04.2017 tarih ve 8400-2505 sayı ile; "Sanığın iş yerinin reklam ve adisyon fişlerini katılanın iş yerinde bastırdığı ve bunun karşılığı olan fatura bedeli olarak da suça konu senedi düzenlenmiş olarak çalışanı vasıtasıyla katılana verdiği, suça konu bononun ödenmemesi üzerine katılan tarafından İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün 2012/25325 esas sayılı dosyası üzerinde takibe konulması üzerine sanık tarafından katılan hakkında sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından şikâyetçi olduğunun kabul edilmesi karşısında, sanığın üzerine atılı iftira suçunun yasal unsurlarının oluştuğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyan Yerel Mahkemece 02.03.2018 tarih ve 208-102 sayı ile; sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 267/1, 267/2, 62/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiş, bu hükmün de sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 09.04.2019 tarih ve 8481-5091 sayı ile; "İftira suçunu fiilin maddi eser ve delillerini uydurarak işlemediği anlaşılan sanık hakkında, TCK'nın 267/2. maddesinin tatbik edilmek suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yerel Mahkeme ise 28.11.2019 tarih ve 398-1006 sayı ile; "Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 05.04.2017 tarihli, 8400-2505 E-K. sayılı ilamında da kabul edildiği üzere sanığın müştekiye iş yaptırdığı, karşılığında müştekiye senet verdiği, borcun ödenmemesi üzerine senedin 13. İcra Müdürlüğünde icra takibine konulduğu, bunun üzerine sanığın senedin sahteliğini iddia ettiği, sahteliği iddia edilen senedin mevcut hâliyle sanık tarafından müştekiye verildiği, sanığın senetteki imzanın kendi eli ürünü olmadığını bilerek senedi vermesi nedeniyle sahte senedin sanık tarafından hazırlanıp müştekiye verildiğinin sabit olduğu, sanığın sahte olduğunu bilerek müştekiye senet vermesi ve daha sonra sahteliğini iddia etmesi göz önüne alındığında müştekiye yönelik iftira kastıyla hareket ettiğinin de açık olduğu, sanığın sahte senedi kendisi hazırlayıp müştekiye vermek suretiyle TCK'nın 267/2. maddesinde tanımlandığı şekilde iftira eyleminin delilini de kendisinin yarattığı, buna göre TCK'nın 267/2. maddesinin uygulanma koşulunun oluştuğu," gerekçesiyle bozma kararına direnerek önceki hüküm gibi sanığın mahkûmiyetine karar vermiştir. Direnme kararına konu bu hükmün de sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.07.2020 tarihli ve 9398 sayılı bozma istekli tebliğn...