Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 19/07/2007 gününde verilen dilekçe ile 2863 sayılı Yasaya dayalı yıkım istenmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın açılmamış sayılmasına dair verilen 23/12/2020 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, davalı adına kayıtlı 248 ada 17 parsel sayılı taşınmazın Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 06.03.1986 tarihli kararıyla kültür varlığı olarak tescil edildiğini, karara ekli haritada 1. 2. ve 3. derece arkeolojik sit alanı olarak sınırları belirlenen Giriktepe Köyünde kaçak kazı ve evler yapılmak suretiyle tahribat yapıldığının tespit edildiğini, tescil tarihinde...
7. Hukuk Dairesi 2022/1018 E. , 2022/4222 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 19/07/2007 gününde verilen dilekçe ile 2863 sayılı Yasaya dayalı yıkım istenmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın açılmamış sayılmasına dair verilen 23/12/2020 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, davalı adına kayıtlı 248 ada 17 parsel sayılı taşınmazın Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 06.03.1986 tarihli kararıyla kültür varlığı olarak tescil edildiğini, karara ekli haritada 1. 2. ve 3. derece arkeolojik sit alanı olarak sınırları belirlenen Giriktepe Köyünde kaçak kazı ve evler yapılmak suretiyle tahribat yapıldığının tespit edildiğini, tescil tarihinde dava konusu alanda bir ev temeli ve iki adet yapı bulunmasına rağmen, tescil sonrası Koruma Bölge Kurulundan izin alınmadan tek katlı gecekondu tipi yapılar ile kömürlük, samanlık ve benzeri yapıların inşa edildiğini ileri sürerek bu yapıların tespiti ile yıkılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, davanın reddini savunmuş; feri müdahil vekili de taşınmazda miras hakkına dayalı olarak mülkiyet iddiasında bulunup, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 12.05.2014 tarihli ek fen bilirkişi raporu ve ekli krokisinde (K), (L) ve (M) harfleriyle gösterilen yapılar dışındaki yapıların yıkılmasına dair verilen kararın, davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 24.02.2020 tarihli ve 2018/13844 Esas, 2020/1667 Karar sayılı ilamıyla özetle; 1-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine; 2-Davalının temyiz itirazlarına gelince; mahkemece, (K), (L) ve (M) harfleriyle gösterilen yapıların yıkımı talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak yıkımına karar verilen yapılara yönelik yeterli araştırma ve inceleme yapılmadığı, zira davaya konu taşınmazın 06.03.1986 tarihinde arkeolojik sit alanı olarak belirlendikten sonra, Koruma Bölge Kurulunun 30.05.2008 tarihli kararıyla 1. 2. ve 3. derece arkeolojik sit alanlarının yeniden belirlendiği, hükme esas alınan 12.05.2014 tarihli ek raporda 1986 öncesi yapıların belirlenmiş ise de yıkımına karar verilen yapılardan 30.05.2008 tarihli Koruma Bölge Kurulu kararıyla sit alanına dahil edilen yapılar olup olmadığının belirlenmediği, bu durumda mahallinde fen ve arkeolog bilirkişiler eşliğinde yeniden keşif yapılarak, davaya konu taşınmaz üzerinde 30.05.2008 tarihli Koruma Bölge Kurulu kararı öncesinde var olan ve fakat bu kararla arkeolojik sit alanı içinde kaldığı tespit edilen yapıların belirlenerek, bu yapıların da yıkım kararı dışında tutulması gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Ma...