(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2009/3797 E. , 2009/4841 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 113 ada 18 parsel sayılı 2396.87 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, Kadastro Mahkemesine açtığı tespite itiraz davasında, taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı iddiasına dayanmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve taşınmazın tespit harici bırakılmasına karar verilmiştir. Davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7.Hukuk Dairesinin 24.5.2002 tarih, 2002/2577-3763 sayılı kararı ile hükmün onanmasına...
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2009/3797 E. , 2009/4841 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 113 ada 18 parsel sayılı 2396.87 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, Kadastro Mahkemesine açtığı tespite itiraz davasında, taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı iddiasına dayanmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve taşınmazın tespit harici bırakılmasına karar verilmiştir. Davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7.Hukuk Dairesinin 24.5.2002 tarih, 2002/2577-3763 sayılı kararı ile hükmün onanmasına karar verilmiş ve hüküm 20.11.2002 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı ... ve müşterekleri vekili 10.08.2006 tarihli dilekçesinde, çekişmeli 113 ada 18 parsel sayılı taşınmaz yönünden Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen Kadastro Mahkemesinin 1999/37-2001/90 sayılı dosyasında hükme esas alınan kıyı kenar çizgisinin İdare Mahkemesi tarafından iptal edildiğini, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edilerek, yeniden tespit edilen kıyı kenar çizgisi uyarınca, çekişmeli taşınmazın kıyı kenar çizgisi dışında kalan kısmının davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli 113 ada 18 parsel sayılı taşınmazın 25.09.2007 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümünün tespit dışı bırakılmasına, aynı rapor ve krokide (B) harfi ile gösterilen bölümünün ise kumluk vasfı ile davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve müşterekleri vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece HUMK.nun 445/1. fıkrasının 10. bendi uyarınca davacı tarafın yargılamanın yenilenmesi talebi kabul edilerek taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümünün tesbit dışı bırakılmasına, (B) harfi ile gösterilen dava konusu bölümünün ise kumluk vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş ise de; yapılan değerlendirme usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Dava HUMK.nun 445/10.maddesi hükmüne dayanan yargılamanın yenilenmesi isteğine ilişkindir. Bilindiği gibi olanağanüstü bir kanun yolu olan yargılamanın yenilenmesi nedenleri Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 445. maddesinde sınırlı bir biçimde açıklanmış bulunmaktadır. Sözü geçen maddenin bu dava ile ilgili 10. bendindeki düzenleme ile tarafları, sebebi ve konusu aynı olan bir dava hakkında verilen hükme aykırı yeni bir hüküm verilmesine yasal sebep bulunmadığı halde, aynı veya başka bir mahkeme tarafından önceki hükme aykırı ikinci bir hüküm verilmiş ve her iki hükmün kesinleşmiş olması yargılamanın yenilenmesi sebebi sayılmıştır. Demek oluyor ki, tarafları sebebi ve konusu aynı olan bir dava hakkında bir...