Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2022/16 · K. 2023/534
YargıtayYargıtay 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E. 2022/16 K. 2023/534

E. 2022/16K. 2023/53413 Şubat 2023
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi HÜKÜM : Kısmen Kabul Taraflar arasında görülen itirazın iptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan danışmanlık sözleşmesi kapsamında davalı tarafın kiralamaya yetkili olduğu taşınmazın veya belirteceği taşınmazların...

Karar Metni

6. Hukuk Dairesi 2022/16 E. , 2023/534 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi HÜKÜM : Kısmen Kabul Taraflar arasında görülen itirazın iptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan danışmanlık sözleşmesi kapsamında davalı tarafın kiralamaya yetkili olduğu taşınmazın veya belirteceği taşınmazların herhangi bir yerinde GSM altyapı sistemlerine ait radyo baz istasyonu kurulması için GSM operatörleri veya GSM operatörleri adına yetkili şahıs ve firmalarla iletişime geçme, kira sözleşmesi ve benzeri sözleşmeler yapılması adına irtibat kurma hakkına haiz kılındığını, sözleşme kapsamında müvekkili tarafından verilen hizmet karşılığı 12.744,00 TL tutarlı ikinci hak ediş faturasına ilişkin borcun davalı tarafça ödenmediğini, başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının üzerine düşen edimi yerine getirmediğini, gerekli özeni göstermediğini, dava konusu sözleşme ile GSM operatörleri ile olan hukuki süreçleri davacının takip etmesi gerekirken bunun yapılmadığını, davacının fatura bedeli karşılığı hizmetin gereğini yerine getirmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 08.03.2016 tarihli 2016/200 E., 2016/181 K. sayılı kararı ile; taraflar arasındaki sözleşmeye göre davalının kiralayan olduğu, davalı kiralayana ait ve kiralamaya yetkili olduğu taşınmazlarla ilgili GSM şirketleri ile yapılacak sözleşmelere davacı tarafın aracılık edeceği, ilişkinin kira ilişkisinden kaynaklandığı, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıklara konu olan davalar ve bu davalara karşı açılan davalarda görevli mahkemelerin Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 25.09.2019 tarihli 2017/889 E., 2019/3857 K. sayılı ilamı ile; taraflar arasındaki sözleşmenin niteliği itibariyle bir hizmet sözleşmesi olduğu, tarafların tacir olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi uyarınca tacir olan her iki yanın ticari işletmeleriyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayıl...