"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki araç mülkiyetinin tespiti ve tescili davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 14/06/2022 Salı günü davacı asil ... ve vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan tarafların vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili; dava konusu .... plakalı ticari taksinin gerçek sahibinin müvekkili davacı olduğunu, taksi satın almadan önce sigortalı olarak çalıştığını, ticari taksiyi aldıktan sonra Bağ-kur'lu olmak zorunluluğunun doğduğunu, toplam 9 yıl 3 ay ve 25 gün Bağ-kur hizmetinin bulunduğunu, davacının...
4. Hukuk Dairesi 2021/18016 E. , 2022/8752 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki araç mülkiyetinin tespiti ve tescili davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 14/06/2022 Salı günü davacı asil ... ve vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan tarafların vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili; dava konusu .... plakalı ticari taksinin gerçek sahibinin müvekkili davacı olduğunu, taksi satın almadan önce sigortalı olarak çalıştığını, ticari taksiyi aldıktan sonra Bağ-kur'lu olmak zorunluluğunun doğduğunu, toplam 9 yıl 3 ay ve 25 gün Bağ-kur hizmetinin bulunduğunu, davacının Bağ-kur statüsünden çıkmak, sigortadan emekli olmak için eşine ait iş yerinde sigortalı olarak çalışmaya karar verdiğini, bu nedenle kendisine ait olan ticari taksiyi 28/01/2010 tarihinde Bakırköy ...... Noterliği'nde, 11/10/2017 tarihinde yaşamını yitiren oğlu ...'e devrettiğini, ancak bu devrin gerçek bir satış olmadığını, devirden bir gün sonra davacının sigortaya geçişinin sağlandığını, oğlunun ölümünden sonra geriye mirasçı olarak eşi, anne ve babasını bıraktığını, muris oğlu vefat ederken henüz doğmamış ve cenin halinde ikiz çocukları olduğunu, sağ doğmakla birlikte çocukların da hak sahibi olacağını, davacıya ait olan ve kendi kazancı ile satın aldığı ticari taksiyi kaybedeceğini, muris oğlunun eşi olan davalının davacının hak sahipliğini inkar ettiğini, çocukların doğmasıyla birlikte üçüncü kişilere aracı devredebileceğini belirterek dava konusu .... plaka nolu ticari taksinin trafik kaydının iptali ile davacı adına tescilini, bunun mümkün olmaması halinde bedelinin ödenmesini istemiştir. Davalı vekili; dava dosyasına sunulan belgelerin davanın ispatı noktasında yetersiz kaldığını, aracın sahibinin ... olduğunun resmi kayıtlardan açıkca anlaşıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince; davacı tarafından dava konusu aracın satışının gerçek bir satış olmadığının ve bedel ödenmediğinin ileri sürüldüğü, iddia edilen inançlı işlemin ispatının genel kurallara tabi olup, yazılı belgeye karşı ileri sürülmesi durumunda kesin delille ispatının zorunlu olduğu, tanık dinlenebilmesinin ancak davalının rızası veya delil başlangıcı bulunması halinde mümkün olabileceği, davalı tarafından tanık dinlenmesine rıza gösterilmediği, delil başlangıcının, davalının elinden sadır olan, ispata yeterli olmamakla birlikte iddiayı muhtemel gösteren belge niteliğinde olması gerektiği, davacı vekilinin yargılama ve ıslah esnasında sunduğu belgelerin bir çoğunun aracın vergi borçlarına ve kira işlemlerine ait olup ...'in elinden sadır olmadığı, kesin delillerin ikrar, senet ve yem...