"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk (...) Mahkemesi Dava, davacının 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılık süresinin ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmaya uyularak ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, Davacının ilk talebi olan emeklilik talebinin reddine, Davacının 01.03.2013 tarihi itibari ile tüm mali ve sosyal hakları ile birlikte emekliliği hak ettiğinin kabulü ile davacının 01.03.2013 tarihi itibari ile tüm mali ve sosyal hakları ile birlikte emekliliği hak ettiğinin tespiti ile davacı ...'in 01.03.2013 tarihi itibari ile emeklilik talebinin kabulüne, dair karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum vekilince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar...
10. Hukuk Dairesi 2021/3629 E. , 2022/9068 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk (...) Mahkemesi
Dava, davacının 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılık süresinin ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmaya uyularak ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, Davacının ilk talebi olan emeklilik talebinin reddine, Davacının 01.03.2013 tarihi itibari ile tüm mali ve sosyal hakları ile birlikte emekliliği hak ettiğinin kabulü ile davacının 01.03.2013 tarihi itibari ile tüm mali ve sosyal hakları ile birlikte emekliliği hak ettiğinin tespiti ile davacı ...'in 01.03.2013 tarihi itibari ile emeklilik talebinin kabulüne, dair karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum vekilince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Anayasamızın 141. maddesinde, yargılamanın aleniyeti ilkesi benimsenmiştir. Bunun anlamı yargılama açık olarak yapılacak ve yargılamanın sonunda verilen karar da açıkça belirtilecektir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 298'inci maddesinde hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu belirtilmiştir. Kısa karar, bir davayı sona erdiren temyizi mümkün olan son kararlardandır. Bu kararla mahkeme davadan elini çeker ve davayı sona erdirmiş olur. Asıl olan kısa karardır. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297'nci maddesine uygun olarak tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren kısa karar ile daha sonra yazılan gerekçeli kararında buna uygun olarak düzenlenmesi gereklidir. Kararın hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, aralarında çelişki bulunmaması gerekir. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgili olup, hükmü temyiz etmeyen yönünden de sonuç doğurması gerekeceği de gözetilerek, gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerekir.(10/04/1992 gün ve 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı) Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 2011/21-23 E. 268 K., 2012/6-97 E. 203 K., 2012/10-149 E. 291 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir. Eldeki davada, mahkemece davacının talebinin terditli olduğu dikkate alınarak, sigortalılık süresine ilişkin talebinin kabul edilip edilmediği veya hangi kısmının kabul edilip, hangi kısmının reddedildiği hususunun net bir şekilde karar yerinde tespiti ve devamında davacının tahsis talebi hakkında infaza elverişli şekilde bir karar verilmesi ile hükmün kısmen kabul mü yoksa tam kabul niteliğinde mi olduğu hususu tereddüde yer bırakılmayacak şekilde belirtilmesi gerekirken, hüküm fıkrasının birbiri ile uyumlu olmadığı ve bu şekilde verilen kararın da Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297'nci maddesine uygun olmaksızın infazı mümkün olmayacak şekilde ve hükmün niteliği belirlenmeksizin karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâ...