"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ...Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma - Tedbir Nafakası Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı -davacı kadın tarafından; erkeğin davasın kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri ile nafakaların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı -davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yersizdir. 2-Dava, taraflarca karşılıklı olarak açılan Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davası olup, ilk...
2. Hukuk Dairesi 2022/3599 E. , 2022/5719 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ...Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma - Tedbir Nafakası Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı -davacı kadın tarafından; erkeğin davasın kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri ile nafakaların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı -davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yersizdir. 2-Dava, taraflarca karşılıklı olarak açılan Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davası olup, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda; ailesinin eşine karşı olan duygusal şiddetine sessiz kalan davacı -davalı erkek ile eşine fiziksel şiddet uygulayan davalı -davacı kadının eşit derecede kusurlu oldukları gerekçesiyle her iki davanın da kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Hüküm davalı -davacı kadın tarafından "Erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri ile nafakaların miktarı" yönünden istinaf edilmiştir. Davalı -davacı kadının karşı davasında verilen boşanma hükmü ise taraflarca istinaf edilmeyerek kesinleşmiştir. Bölge adliye mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, davalı -davacı kadının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kadın yararına hükmedilen yoksulluk nafakasının aylık 750,00 TL'ye, velâyeti anneye verilen ortak çocuk yararına hükmedilen iştirak nafakasının da aylık 750,00 TL'ye yükseltilmesine, davalı -davacı kadının sair istinaf istemlerinin ise esastan reddine karar verilmiş, hüküm yine davalı -davacı kadın tarafından yukarıda sınırlandırıldığı şekilde temyiz edilmiştir. Mahkemece her ne kadar, davalı -davacı kadına "Eşine fiziksel şiddet uygulama" vakıası kusur olarak yüklenip boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları kabul edilerek erkeğin davasının da kabulüne karar verilmiş ise de, davalı -davacı kadına kusur olarak yüklenen bu vakıaya yönelik dinlenen tanıklardan erkeğin annesi olan ...'in davacı -davalı oğlunun evlendikten iki gün sonra yanına geldiğine ve geldiğinde oğlunun yüzünün tırnaklanmış bir şekilde olduğunu gördüğüne yönelik beyanında geçen olayda, erkeğin tanığa bu tırnak izlerinin eşi tarafından yapıldığı yönünde bir beyanı bulunmadığı gibi tarafların 2016 yılında evlendikleri dikkate alındığında, bu olaydan sonra yaklaşık üç yıl kadar bir süre evliliklerine devam ettikleri, hatta 2018 yılında müşterek çocukları Aras'ın dünyaya geldiği anlaşılmaktadır. Hal böyle iken, kadına kusur olarak yüklenen bu vakıanın erkek tarafından affedildiği en...