Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2022/2410 · K. 2022/8771
Yargıtay4. Hukuk Dairesi

E. 2022/2410 K. 2022/8771

E. 2022/2410K. 2022/877114 Haziran 2022
tazminaticra takibihacizmanevi tazminatiademaddi ve manevi tazminatbilirkişi raporumaddi zararmaddi tazminatihtiyati hacizticari faaliyetbilirkişi incelemesikesinleşmiş yargı kararımenfi tespitmenkul maltazminat davasıtespit davasıalacağın tahsili
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasındaki haksız hacizden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasının mahkemece yapılan yargılama sonunda; maddi ve manevi tazminatın kısmen kabulüne dair verilen kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. K A R A R Davacı vekili, müvekkili şirketin 2002 yılından beri iş güvenliği malzemeleri satan cirosu yüksek bir şirket olduğunu, ancak yaşanılan kriz kaynaklı ödeme güçlüğü nedeni ile müvekkili şirketin davalı şirkete verdiği 65.000,00 TL tutarındaki 5 adet çekin davalı şirketçe bankalara ibraz edilerek cirolandırıldığı, bu durumu davalı şirket ile görüşen müvekkili şirket yetkililerinin satın almış oldukları malları iade etme ve aynı türden başka firmalardan almış oldukları malları borca mahsuben verme tekliflerinin davalı...

Karar Metni

4. Hukuk Dairesi 2022/2410 E. , 2022/8771 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki haksız hacizden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasının mahkemece yapılan yargılama sonunda; maddi ve manevi tazminatın kısmen kabulüne dair verilen kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. K A R A R Davacı vekili, müvekkili şirketin 2002 yılından beri iş güvenliği malzemeleri satan cirosu yüksek bir şirket olduğunu, ancak yaşanılan kriz kaynaklı ödeme güçlüğü nedeni ile müvekkili şirketin davalı şirkete verdiği 65.000,00 TL tutarındaki 5 adet çekin davalı şirketçe bankalara ibraz edilerek cirolandırıldığı, bu durumu davalı şirket ile görüşen müvekkili şirket yetkililerinin satın almış oldukları malları iade etme ve aynı türden başka firmalardan almış oldukları malları borca mahsuben verme tekliflerinin davalı tarafça kabul edilmesi üzerine 03/06/2009 tarihinde davalı şirkete iade ve teslim faturası düzenlenerek 175.104,70 TL tutarında mal teslimi yapıldığını ve davalı şirketin iade olunan bu mallar karşılığında almış olduğu avans çekleri iade edeceği sözünü verdiğini, ancak davalı şirket yetkililerinin bu sözlerini tutmayarak çekler hakkında ihtiyati haciz kararı alarak yapılan icra takipleri sonucunda müvekkili şirketin menkul malları ile banka hesapları ve çalıştığı firmalardan olan hak ve alacakları üzerine haciz konularak müvekkili şirketin ticaretine devam edemez hale getirildiğini, bunun üzerine Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/360 esas sayılı dosyasında, Bursa 3. İcra Müdürlüğünün 2009/9438 sayılı dosyası için müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespiti için dava açtıklarını ve bu dosyada aldırılan 15/06/2011 tarihli bilirkişi raporu ile müvekkili şirketin davalı şirkete muaccel borcunun bulunmadığının anlaşıldığı, bu nedenle haksız ihtiyati haciz kararı alındığını, müvekkil şirketin ticari itibarının zedelendiğini ve büyük maddi kayıplar yaşadığını belirterek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı vekili, davacı ile 2005 yılından itibaren mal alışverişlerinin olduğunu, ancak aralarında yazılı bir bayilik sözleşmesi olmadığını, tamamen sözlü güvene dayalı bir çalışmalarının olduğunu, davacının daha sonra yaşadığı ödeme güçlüğü nedeniyle çeklerini ödeyemediğini ve davalı şirketten yardım talep ettiğini, davalının bazen nakit yardımı bazen de çekleri erteleyerek ileri tarihlerde tahsil etmek suretiyle yardımda bulunduğunu ancak daha sonra davacının fahiş fiyatla fatura ettiği mallar üzerine alacağını tahsil amacıyla icra takipleri yaptığını belirterek, açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, 30/09/2014 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda; davacı şirket aleyhine davalı şirket tarafından Bursa 3. İcra Müdürlüğü'nün 2009/9438 sayılı takip dosyası ile yapılan 05/06/2009 tarihinde yapılan icra takibinin ve 09/06/2009 tarihind...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikKanun

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 50

II. Zararın ve kusurun ispatı

Benzer Kararlar

Yargıtay3. Hukuk Dairesi

E. 2022/7180 · K. 2022/8513

7 Kasım 2022

Yargıtay3. Hukuk Dairesi

E. 2022/6021 · K. 2022/7389

5 Ekim 2022

Yargıtay3. Hukuk Dairesi

E. 2022/718 · K. 2022/2663

23 Mart 2022

Yargıtay3. Hukuk Dairesi

E. 2022/6814 · K. 2022/8079

24 Ekim 2022

Yargıtay3. Hukuk Dairesi

E. 2021/3446 · K. 2022/5137

26 Mayıs 2022

Yargıtay3. Hukuk Dairesi

E. 2022/4442 · K. 2022/6065

22 Haziran 2022