"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk (...) Mahkemesi Dava, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. Davacı, hak sahibi sıfatıyla almakta olduğu ölüm aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptali ile kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanarak kesinti tarihinden sonra alınması gereken ölüm aylıklarının kurumdan tahsili ve kuruma borçlu olmadığının tespiti istemi ile dava açmıştır. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 22.01.2010 tarihinde boşandığı, 15.02.2010 tarihinde yaşamını yitiren sigortalı babası üzerinden hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla...
10. Hukuk Dairesi 2022/6253 E. , 2022/9085 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk (...) Mahkemesi
Dava, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. Davacı, hak sahibi sıfatıyla almakta olduğu ölüm aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptali ile kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanarak kesinti tarihinden sonra alınması gereken ölüm aylıklarının kurumdan tahsili ve kuruma borçlu olmadığının tespiti istemi ile dava açmıştır. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 22.01.2010 tarihinde boşandığı, 15.02.2010 tarihinde yaşamını yitiren sigortalı babası üzerinden hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla davacıya aylık bağlandığı, ancak boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının ve boşandıktan sonra 16.03.2012 tarihinde davacının boşandığı eşinden bir kız çocuğunun olduğunun belirlenmesi üzerine, davalı Kurumca davacının almakta olduğu ölüm aylığının kesilerek, davacıya 22.01.2010-21.02.2016 tarihleri arası yersiz aylık ödemesi sebebiyle borç tahakkuku yapıldığı anlaşılmıştır. Davanın, yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 56'ncı maddesinin ikinci fıkrasıdır. Fıkrada Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96'ncı madde hükümlerine göre geri alınır. düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan madde 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 5510 sayılı Yasanın 56. maddesinin Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne yapılan 2009/86 Esas numaralı başvurunun, 28.04.2011 tarihinde verilen karar ile reddedilmiştir. 5510 sayılı Kanunun 56'ncı maddesinin ikinci fıkrası, daha önceki sosyal güvenlik kanunlarında yer almayan, boşanılan eşle fiilen (eylemli olarak) birlikte yaşama olgusu, gelir-aylık kesme nedeni olarak düzenlendiği gibi, eylemli olarak birlikte yaşama, aynı zamanda gelir-aylık bağlama engeli olarak da benimsenmiştir. Burada, eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun/durumunun tanımlanması, hukuki sınır ve çerçevesinin çizilip ortaya konulması önem arz etmektedir. Taraflar arasında hangi hukuki sebep ve maddi vakıaya dayanmış olursa olsun sona ermiş evlilik birliğinin hak ve yükümlülüklerinin sürdürüldüğü beraberlikler veya kesinleşmiş yargı kararına bağlı olarak gerçekleşmiş boşanmanın var olan-olası sonuçlarını ortadan kaldırıcı/giderici nitelikteki birliktelikler madde kapsamında değerlendirilmeli, ortak çocuk-çocuklar yönünden, boşanma kararına bağlanan veya bağlanmayan kişisel ilişkilerin yürütülmesini sağlamaya yönelik olarak, eşlerin belirli aralıklarda ve günlerde zorunlu şekilde bir araya gelmeleri ...