Hüküm : Tedavi ve dentimli serbestlik tedbirine uymaması üzerine mahkûmiyet Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Sanığın yokluğunda verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ilişkin gerekçeli kararın sanığın bildirdiği son adresine tebliğe çıkarılmadan MERNİS adresine Tebligat Kanunu 21. maddesine göre 02/05/2014 tarihinde muhtara teslim edildiği tebligatın usulüne uygun olmadığı anlaşıldığından tedbir kararının kesinleşmediği ve bu karara bağlı olarak verilen 16/04/2015 tarihli 2014/966 esas ve 2015/379 karar sayılı mahkûmiyet kararının hukuki değerden yoksun olduğu, sanığın yaptığı itirazın, 27/03/2014 tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karara yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma suçundan dolayı, 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin...
10. Ceza Dairesi 2020/9369 E. , 2022/7856 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Hüküm : Tedavi ve dentimli serbestlik tedbirine uymaması üzerine mahkûmiyet Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Sanığın yokluğunda verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ilişkin gerekçeli kararın sanığın bildirdiği son adresine tebliğe çıkarılmadan MERNİS adresine Tebligat Kanunu 21. maddesine göre 02/05/2014 tarihinde muhtara teslim edildiği tebligatın usulüne uygun olmadığı anlaşıldığından tedbir kararının kesinleşmediği ve bu karara bağlı olarak verilen 16/04/2015 tarihli 2014/966 esas ve 2015/379 karar sayılı mahkûmiyet kararının hukuki değerden yoksun olduğu, sanığın yaptığı itirazın, 27/03/2014 tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karara yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma suçundan dolayı, 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlar sözü edilen fıkraya 14/04/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile eklenen son cümleye göre, durma kararı niteliğinde olup itiraza tabi olması nedeniyle, 5271 sayılı CMK'nın 264/2. maddesi uyarınca, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 15/06/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.