Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; maliki olduğu bağımsız bölümün 23/10/2011 ve 09/11/2011 tarihlerinde meydana gelen depremler sonucunda hasar gördüğünü, daire üzerinde davalı bankadan kullandığı kredi sebebiyle ipotek bulunduğunu ve kredi sebebiyle davalı tarafından 29/04/2009-29/04/2010 arası sigorta poliçesi düzenlendiğini, bu süreden sonra da sigortanın bir yıl süre ile yenilendiğini, ancak daha sonra zorunlu olan deprem sigortası davalı banka tarafından yenilenmediğinden zararını deprem sigortası kapsamında tazmin edemediğini iddia ederek; fazlaya dair hakları saklı kalmak...
3. Hukuk Dairesi 2022/4568 E. , 2022/5981 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ VEK. AV. ...
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; maliki olduğu bağımsız bölümün 23/10/2011 ve 09/11/2011 tarihlerinde meydana gelen depremler sonucunda hasar gördüğünü, daire üzerinde davalı bankadan kullandığı kredi sebebiyle ipotek bulunduğunu ve kredi sebebiyle davalı tarafından 29/04/2009-29/04/2010 arası sigorta poliçesi düzenlendiğini, bu süreden sonra da sigortanın bir yıl süre ile yenilendiğini, ancak daha sonra zorunlu olan deprem sigortası davalı banka tarafından yenilenmediğinden zararını deprem sigortası kapsamında tazmin edemediğini iddia ederek; fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere, 5.000 TL maddi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı; sigortayı yaptırma sorumluluğunun davacıda olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacının temyizi üzerine, Dairece verilen 17/09/2020 tarihli ve 2020/3851 E. 2020/4352 K. sayılı kararla; davalı bankanın zorunlu olan deprem sigortasının yenilenmesi için davacıya bilgilendirme yapması gerektiğinden kusurlu bulunduğu, davacı sigortalının da zorunlu olan deprem sigortasının süresinin dolup dolmadığını takip etme ve sigortayı yeniletme konusunda üzerine düşen özen yükümlülüğü bakımından müterafik kusuru bulunduğu gerekçesiyle bozulmuştur. Bozmaya uyan mahkemece; davalı bankanın sigorta süresinin dolup dolmadığını takip etme ve sigortayı yeniletme konusunda davacı ile müterafik kusuru bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 8.197,29 TL'nin 23/10/2011 tarihinden itibaren hesaplanacak avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen karar ile davalı tarafın tavzih talebi üzerine ek karar ile tavzih talebinin kabulüne ve 5000 TLnin 23/10/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. 1)Bir mahkeme hükmünde, tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gereklidir. Bu kısım, hükmün gerekçe bölümüdür. Gerekçe, hakimin (mahkemenin) tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar. Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır. Hakim, tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukuki niteliğini kendiliğinden araştırıp bularak hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve bunun nedenlerini ger...