Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 28.12.2021 tarih ve 2021/793 E- 2021/978 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nce verilen 07.04.2022 tarih ve 2022/613 E- 2022/440 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: Dava, 63.493,97 TL alacak için başlatılan icra takibi ile ilgili borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Karar tarihi olan 08.04.2022 itibariyle Bölge Adliye Mahkemesi temyiz kesinlik sınırı 107.090,00 TL olup bu meblağın altında kalan hükümlerin 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a. bendi uyarınca kesin nitelikte olduğu, Bölge Adliye Mahkemesince davanın reddine karar verildiği, davacı her ne kadar 500.000,00 TL'lik senetten dolayı...
11. Hukuk Dairesi 2022/3826 E. , 2022/5014 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43.HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 28.12.2021 tarih ve 2021/793 E- 2021/978 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nce verilen 07.04.2022 tarih ve 2022/613 E- 2022/440 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: Dava, 63.493,97 TL alacak için başlatılan icra takibi ile ilgili borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Karar tarihi olan 08.04.2022 itibariyle Bölge Adliye Mahkemesi temyiz kesinlik sınırı 107.090,00 TL olup bu meblağın altında kalan hükümlerin 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a. bendi uyarınca kesin nitelikte olduğu, Bölge Adliye Mahkemesince davanın reddine karar verildiği, davacı her ne kadar 500.000,00 TL'lik senetten dolayı borçlu olmadığının tespitini istemiş ise de, anılan senede dayalı davalı tarafça başlatılan takibin ve dava değerinin 63.493,97 TL olduğu, davalı bankanın teminat amaçlı senedin tamamı kadar değil borç bakiyesi olan muarazalı tutar kadar takip başlattığı davacı tarafça da bu değer üzerinden peşin harcın ikmal edildiği, bu durumda reddedilen 63.493,97 TLnın temyiz kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 366. maddesi delaletiyle kıyasen uygulanması gereken aynı Kanunun 346/2. maddesi hükmü uyarınca, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte, Yargıtay tarafından da bu yolda karar verilebileceğinden, davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin miktar yönünden REDDİNE, işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 20/06/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, İİK 72 maddesine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı, avalisti olduğu 500.000,00 TL bedelli bono nedeniyle dava açmıştır. Davalı banka bonodan kaynaklanan alacaklarının 63.493,97 TL olduğunu beyan etmiş, İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulü ile davacının bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Davalı bankanın istinaf kanun yolu başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, avalistin, keşideci ile lehdar arasındaki temel borç ilişkisinden kaynaklı kişisel def'ileri lehdara karşı ileri süremeyeceği gerekçesiyle dava red edilmiştir. Karar aleyhine, davacı vekilinin temyiz kanun yolu başvurusu çoğunluk görüşü doğrultusunda yazılı gerekçe ile miktar yönünden red olunmuştur. Sayın çoğunluğun red gerekçesine ...