Taraflar arasında görülen davada Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce bozmaya uyularak davanın kısmen kabul-kısmen reddine dair verilen 23.11.2020 tarih ve 2020/915 E. - 2020/1207 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin hissedarı olduğunu, usulünce çağrı yapmadan 10.07.2015 tarihinde davalı şirketin 2013 ve 2014 olağan genel kurulunun yapıldığını, usulüne uygun çağrı yapılmadan toplanması nedeniyle genel kurul kararlarının geçersiz olduğunu, ayrıca şirket ana sözleşmesine göre kararların oybirliği ile alınması...
11. Hukuk Dairesi 2021/3027 E. , 2022/5116 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce bozmaya uyularak davanın kısmen kabul-kısmen reddine dair verilen 23.11.2020 tarih ve 2020/915 E. - 2020/1207 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin hissedarı olduğunu, usulünce çağrı yapmadan 10.07.2015 tarihinde davalı şirketin 2013 ve 2014 olağan genel kurulunun yapıldığını, usulüne uygun çağrı yapılmadan toplanması nedeniyle genel kurul kararlarının geçersiz olduğunu, ayrıca şirket ana sözleşmesine göre kararların oybirliği ile alınması gerektiğini, bu nedenle kararların bu ana sözleşme hükmüne de aykırı olduğunu ileri sürerek genel kurul kararlarının yokluğunun ya da butlan olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, alınan kararların şirket ana sözleşmesine, yasal düzenlemelere uygun olarak yapıldığını, davacı şirketin genel kurul toplantısına iradi olarak icap etmediğini, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, %64 pay sahibinin hazır bulunduğu 26/05/2013 tarihinde yapılan genel kurulda genel kurulunun tüm paydaşların hazır bulunması ile icra edilmesi ve kararların oybirliği ile alınmasına ilişkin ana sözleşme maddesinde değişiklik yaptığı, ancak bu kararın tüm paydaşlarca kabul etmesi şartıyla alınabilecek bir karar olması nedeniyle yok hükmünde olduğundan uyuşmazlık konusu genel kurulda nisabın olup olmadığı hususunun nazara alınamayacağı, ancak dava konusu genel kurul çağrısının mahkemece iptal edilen 25/06/2013 tarihli olağan genel kurul toplantısında yönetici olarak seçilen dava dışı ... ve Ahat Alper Kılıç tarafından yapıldığı, yetkili kişiler tarafından çağrılmayan genel kurul tarafından alınan bütün kararların da yok hükmünde olacağı gerekçesi ile davanın kabulüne, dava konusu 10/07/2015 tarihinde yapılan 2013 ve 2014 yılı olağan genel kurulunda alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmiştir. İstinaf Mahkemesince iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 478.maddesine göre ilk esas sözleşme ile veya esas sözleşme değiştirilerek payda imtiyaz hakkı tanınabileceği, taraflar arasındaki sözleşme ile davacı paylarına tanınan imtiyazlar, anılan madde hükmünde belirtilen şekillerde gerçekleştirilmediğinden geçerli olmadığı, davacının toplantıya katılması halinde dahi, mevcut pay durumu dikkate alındığında, alınan kararlarda herhangi bir etkisinin olmayacağından da...