Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 08/11/2013 gününde verilen dilekçe ile ecrimisil istenmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13/04/2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, ecrimisil istemine ilişkindir. Davacılar vekili, dava konusu 171 parsel taşınmazın bir kısmında elbirliği bir kısmında paylı mülkiyet halinde malik olunduğundan bahisle davalı idarenin dava konusu taşınmaza mayın döşemek suretiyle müdahale ettiğini, davalı idareye daha önce de dava açıldığını ve idarenin tazminat bedelini ödediğini, idarenin buna rağmen taşınmazı kullanmaya devam etmesi üzerine 2012/369 Esas sayılı dosya ile...
7. Hukuk Dairesi 2022/583 E. , 2022/4362 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 08/11/2013 gününde verilen dilekçe ile ecrimisil istenmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13/04/2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, ecrimisil istemine ilişkindir. Davacılar vekili, dava konusu 171 parsel taşınmazın bir kısmında elbirliği bir kısmında paylı mülkiyet halinde malik olunduğundan bahisle davalı idarenin dava konusu taşınmaza mayın döşemek suretiyle müdahale ettiğini, davalı idareye daha önce de dava açıldığını ve idarenin tazminat bedelini ödediğini, idarenin buna rağmen taşınmazı kullanmaya devam etmesi üzerine 2012/369 Esas sayılı dosya ile kamulaştırmasız elatma nedeniyle alacak davası açıldığını, davanın derdest olduğunu, bu nedenle dava tarihinden geriye doğru 2011 yılından 2013 yılına kadar taşınmaz kullanılmadığından tazminat talep ettiklerini, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL işgal tazminatının ödenmesini talep etmiştir. Davacılar vekili, yargılama sırasında bilirkişiler tarafından yapılan hesaplama doğrultusunda davacılar hissesine düşen miktar olarak tespit edilen 667.103,89 TL üzerinden davayı ıslah etmiş ve ıslah harcını yatırmıştır. Davalı ... vekili; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na eklenen 6. maddede kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya hiç yapılmamış olmasına rağmen 09.10.1956 tarihi ile 04.11.1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek sureti ile malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle malik tarafından ilgili idareden tazminat talebi bulunulması halinde öncelikle uzlaşma yoluna gidilmesinin esas olduğu hükmünün düzenlendiğini, dava konusu taşınmazın güney sınırındaki taşınmazlara sınır güvenliğinin korunması açısından 1955 yılı öncesinde mayın döşemek, nöbetçi kulübesi ve irtibat yolu yapmak üzere el atıldığını, bu taşınmazlarla ilgili olarak kamulaştırmasız el atmadan doğan tazminat davası ile ilgili olarak 2942 sayılı Kanunun'un geçici 6. maddesinin yürürlüğe girmesinden önce tazmin talebiyle dava açmış olanların uzlaşma isteyip istemediklerini 3 ay içinde idareye veya mahkemeye verecekleri dilekçeyle bildireceklerini, anılan taşınmaza 1955 yılında mayın döşemesi nedeniyle 2942 sayılı Kanunun geçici 6. maddesi kapsamında değerlendirmenin mümkün olmayacağını, 221 sayılı Kanun kapsamında kamulaştırıldığının açık olduğunu, bu kanun kapsamında davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen ilk kararın davalı vekili tarafından temyiz edilme...